31 Mart 2011 Perşembe

0

Leasing Hisselerindeki Düşüşün sebebi Ne.?

Uzun süredir KDV indirimiyle ilgili beklentiye paralel hareket eden leasing sektörü hisselerinde yeniden düşüş başladı
Bakan Mehmet Şimşek'in leasing sektöründe büyük vergi indirimi olmayacağını açıklaması hisselerde düşüşe neden oldu. Geçtiğimiz günlerde Şimşek, bir indirim olacağını açıklamıştı. Bakan'ın bugün yaptığı açıklamada sektörün beklentilerinin karşılanmayacağının ortaya çıkmasıyla hisselerde düşüş başladı.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Leasing Hisselerindek

Uzun süredir KDV indirimiyle ilgili beklentiye paralel hareket eden leasing sektörü hisselerinde yeniden düşüş başladı
Bakan Mehmet Şimşek'in leasing sektöründe büyük vergi indirimi olmayacağını açıklaması hisselerde düşüşe neden oldu. Geçtiğimiz günlerde Şimşek, bir indirim olacağını açıklamıştı. Bakan'ın bugün yaptığı açıklamada sektörün beklentilerinin karşılanmayacağının ortaya çıkmasıyla hisselerde düşüş başladı.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Garanti Kar Dağıtım Haberi

Garanti Bankası'nın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamasına göre, bankanın bugün düzenlenen genel kurulunda 2010 yılı karından ortaklara nakit olarak brüt 570 milyon lira temettü dağıtılması ve dağıtıma 11 Nisan 2011 tarihinde başlanılması kararı alındı.

Borsa'da işlem gören 1 lira nominal değerli beher hisseye dağıtılacak nakit kar payı net 0,115360 lira olarak belirlendi.

Ayrıca yıl içerisinde yönetim kurulu görevlerinden ayrılan Denis Artur Hall, Des O'Shea, Dmitri Lysander Stockton, Xavier Pascal Durand'ın istifaları ile boşalan yönetim kurulu üyeliklerine kalan süreyi tamamlamak üzere Angel Cano Fernandez, Carlos Torres Vila, Jose Maria Garcia Meyer Dohner, Manuel Castro Aladro seçildi.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Öğrenciler İçin Hangi Meslekler Uygun

Firmalar, tüketicinin dikkatini daha çok çekebilmek, fark yaratabilmek için dinamik, yenilikçi ve yaratıcı mecralara başvuruyor. Bunların başında da “moving board” adı verilen “reklam hamallığı” geliyor. Sadece o da değil; “bike board”, “scooter board”, “showroom board”, “segway board”, “van board” ve “air board” gibi Avrupa ve Amerika’dan ithal tanıtım modelleri firmaların pazarlama stratejilerinde önemli yer tutmaya başladı.

AZ MALİYET, YÜKSEK VERİM

Moving board, fikir olarak Avrupa’da doğmuş ve halen 40 ülkede uygulanan, yenilikçi ve dinamik bir reklam mecrası. Işıklı ve hareketli reklam panolarının sırtta taşınması yoluyla yapılıyor. Klasik mecralara göre pek çoküstünlüğü var. Her şeyden önce dikkat çekiyor ve hedef kitleyi nerede olursa olsun bulup mesajı iletiyor. Aynı zamanda taşıyıcı kişiler hedef kitleye bilgi verebiliyor, broşür veya örnek ürün dağıtabiliyor. Bu mecra, hedef kitleye istenilen yerde, istenilen saatte ulaşabilmesi özelliğiyle küçük bütçelerle maksimum fayda sağlıyor. Örneğin, bir içecek markası yazın güneydeki plajlardan birinde ürününü tanıtmak, tattırmak ve anlatmak istiyor. Bunların hepsini moving board yöntemiyle az bir maliyetle yapabiliyor.

Ücretler, adet ve gün sayısına bağlı olarak değişiyor. İstanbul’da 1 gün için minimum 4 kişiyle çalışılıyor. Bu da hizmet alacak firma açısından bin 200 liralık bir bütçe anlamına geliyor. Gün ve kişi sayısı arttıkça birim fiyat düşüyor. Örneğin, 8 kişilik bir ekibin 4 hafta sonu uygulanacağı bir kampanya için 16 bin liralık bütçe gerekiyor. Yıllık anlaşmalarda ise fiyatlar daha da düşüyor.

ÖĞRENCİLER İÇİN YENİ GELİR KAPISI

Bu sıralar moving board çalışmaları için İstanbul’da Bağdat Caddesi, İstiklal Caddesi, Nişantaşı; İzmir’de Karşıyaya, Alsancak; Ankara’da ise Tunalı Hilmi Caddesi tercih ediliyor. Tabii yer ve mekan hedef kitleye bağlı olarak seçiliyor. Örneğin, hedef kitlesi beyaz yakalı, üst ve orta düzey çalışanlardan oluşan bir firma genelde büyük iş merkezlerinin, plazaların önlerini tercih ediyor.

Hemen her sektörden firmanın ilgi gösterdiği bu yöntem, 2009 yılında daha çok zincir mağaza açılışlarında kullanıldı. Moving board yöntemine zaman zaman ünlü markalar da başvuruyor. Örneğin, Kenzo markası, yeni parfümünün Japonya’daki tanıtımında bu yöntemden de yararlandı...
Türkiye’de bu hizmeti veren firmaların başında Alternatif Reklamcılık geliyor. Ajansın sahibi Tunç Torungil, genellikle üniversite öğrencileriyle çalıştıklarını belirtiyor. 18-25 yaş arasında olan bu gençleri özenle seçtiklerini anlatan Torungil, bu iş için yaklaşık 400 kişilik bir ekipleri olduğunu ifade ediyor. Projenin uygulanacağı gün, zamanı ve durumu uygun olan kişilerle çalışılıyor. Taşıyıcılar, 4 saatlik reklam sergileme süresi içinde 2-3 kez mola veriyor ve dinleniyor. Moving board işini yapan bu gençler günde 40-50 lira kazanıyor.
2009 yılı içinde 40 farklı müşteriye hizmet verdiklerini söyleyen Tunç Torungil, bu firmalarının hemen hepsinin Türkiye’nin büyük reklam verenleri olduğunu belirtiyor.

IŞIKLI, MÜZİKLİ, HAREKETLİ...

Moving board dışında, diğer yenilikçi reklam mecraları arasında, bike board, scooter board, showroom board, segway board, van board ve air board yer alıyor. Bunlardan bike board, bisikletler üzerinde taşınan ışıklı ve hareketli reklam panoları anlamına geliyor. Her bir bisiklet üzerinde 3 adet reklam panosu bulunuyor. Gündüz ya da gece bisikletin gidebileceği ve hedef kitlenin bulunduğu her yere gidebiliyor. Scooter board, scooter arkasına bağlanan bir römork üzerinde taşınan ışıklı ve hareketli reklam panolarını ifade ediyor. Hem bike board hem de scooter board, gece ışıklandırılıyor ve entegre ses düzeni sayesinde reklam müziği de çalabiliyor.

Showroom board ise alt kısmı ürünün sergilendiği camlı bir odadan, üst kısmı reklam panosundan oluşan 2 katlı bir mecra. Yine segway board, segway aracının önüne monte edilen reklam panosundan oluşuyor. Segway aracını kullanan kişiler tıpkı moving board’da olduğu gibi hedef kitleyle iletişime geçerek bilgilendirme yapabiliyor.

Alternatif mecralardan van board ise van tipi aracın her iki tarafında ve arkasında yer alan, her biri 5’er görsel sergileyebilen hareketli panolardan oluşuyor. Trafikte ya da sabit olarak görselleri sergileyebiliyor. Ve son olarak su üzerinde durabilen reklam panosu anlamına gelen air board’dan özellikle yaz aylarında yararlanılıyor.

Öğrenciler, moving board’un yanı sıra bike ve segway board’da da çalışıyor. Scooter ve van board’da ise deneyimli sürücülere ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla bu alanlarda çalışanlar öğrencilere göre biraz daha fazla kazanıyor.

İLÇELERDE DE UYGULANIYOR

Alternatif reklam mecralarından İstanbul, İzmir ve Ankara dışında, Antalya, Adana, Mersin, Gaziantep, Samsun ve Kayseri’de de yararlanılıyor. Hatta bazı durumlarda ilçelerde de bu tür uygulamalara yer veriliyor. Örneğin Tansaş, Mersin’in Erdemli ilçesinde yaptığı mağaza açılışında moving board’u kullandı. Önümüzdeki günlerde de Sun Express, Yunanistan uçuşları için Atina’da bir tanıtım yapmayı planlıyor.

Tunç Torungil, şu anda en bilinen ve tercih edilen mecranın moving board olduğunu belirtiyor. Bu mecrayı 2008 yılında, diğerlerini ise 2009’un kasım ayında Türkiye’ye getiren ajans, Türkiye pazarına sunacağı mecraları titizlikle seçiyor. İngilizlerin geliştirdiği bir mecradan söz eden Torungil, “Ama bu mecranın tuvaletlerde kullanılması gerekiyordu. Türkiye’de reklamverenin ürününü tuvaletlerde sergilemek istemediğini bildiğimiz için getirmekten vazgeçtik” diyor. Ajans, 2010’da da yeni mecralar getirme planları yapıyor.
Murat ONUK / TTNET Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
“Yeni kampanyalarımız için kullanıyoruz”

Moving board’dan yaklaşık 1.5 yıldır geniş kitlelere ulaşmak istediğimiz yeni kampanyalarımız için yararlanıyoruz. Dikkat çeken, detaylı bilgi verebileceğimiz yeni bir mecra olduğu için bazı kampanyalarımızın açık hava tanıtımları için kullanıyoruz. Şimdiye kadar, İstanbul’daki AVM’lerde, statlarda ve İzmir’de bu alanda bazı çalışmalar yaptık.

Bu tarz uygulamalarda gençlerin ilgisini daha kolay çekebiliyorsunuz. Ayrıca hedef kitleyle iletişime kolay geçebilmeleri açısından da bu tanıtımı gençlerin yapması kampanyalar için olumlu geri dönüşler sağlıyor. Yine farklı tüketici profilleriyle bire bir iletişimde olmaları ve bu işi benimseyip kendi harçlıklarını kazanmalarının bu işi yapan gençler üzerinde pozitif etkiler yaratacağına inanıyorum.

Ceyda MERAM / HP Baskı ve Görüntüleme Ülke Pazarlama Müdürü
“İnteraktif iletişim kurabiliyoruz”

Moving board mecrasını 2009 yılından itibaren McDonald’s’la beraber yürüttüğümüz ‘HP’den Doyuran Kartuş Kampanyası’ için kullanıyoruz. Bu, hem indoor hem de outdoor tanıtımlarda kullanılabilecek farklı bir mecra olduğu için tüketicilerin ilgisini çok fazla çekti. Kampanya hakkında bilgi almak isteyenlerle bu mecra sayesinde interaktif iletişim kurabiliyoruz.
HP Baskı ve Görüntüleme Grubu olarak sarf malzemeleri ve yazıcı kampanyalarında bu tarz yaratıcı mecralar kullanmayı tercih ediyoruz. Bu çalışmalara önce İstanbul’da başladık; Mecidiyeköy, Kadıköy, Bağdat Caddesi, İstiklal Caddesi gibi kalabalık merkezlerde uyguladık.
Gençlere gelir kapısı yarattığımız bu tarz kampanya aktivitelerine her zaman gönüllüyüz. Eğer bu projeyle de gençlere destek olabildiysek, bizim için mutluluk verici bir durum.

Alternatif reklam mecraları

* Moving board: Sırtta taşınan ışıklı ve hareketli reklam panoları. Gündüz ya da gece şehirde, plajda, dağda, kısaca hedef kitlenin bulunduğu her yere gidebiliyor. Taşıyıcılar ürün ya da kampanya hakkında bilgi verebiliyor, numune ya da broşür dağıtabiliyor. Her tür kampanya, ürün ve hizmettanıtımı, konser, festival, spor aktivitesi, açılış ve organizasyonda kullanılabiliyor.

* Bike board: Bisikletler üzerinde taşınan ışıklı ve hareketli reklam panoları. Her bir bisiklet üzerinde 3 adet reklam panosu bulunuyor. Gündüz ya da gece bisikletin gidebileceği ve hedef kitlenin bulunduğu her yere gidilebiliyor. Taşıyıcılar ürün ya da kampanya hakkında bilgi verebiliyor, numune ya da broşür dağıtabiliyor. Üzerine yer alan entegre ses düzeni sayesinde reklam müziği çalabiliyor.

* Scooter board: Scooter arkasına bağlanan bir römork üzerinde taşınan ışıklı ve hareketli reklam panoları. Gündüz ya da gece scooter’ın gidebileceği ve hedef kitlenin bulunduğu her yere gidebiliyor. Taşıyıcılar ürün ya da kampanya hakkında bilgi verebiliyor, numune ya da broşür dağıtabiliyor. Üzerine yer alan entegre ses düzeni sayesinde reklam müziği çalabiliyor.

* Showroom board: 2 katlı çok amaçlı konteynır tabanlı bir tanıtım mecrası. Bire bir ölçekli ürün sergilenmesine olanak veren alt kat camlı bölüm, ürünün görseli ya da mesajın yer aldığı üst bölüm ise ışıklı reklam panosu bölümüdür. Camlı bölümde gerçek bir araba sergilenirken ışıklı üst bölümde aracın görselleri ya da herhangi bir mesaj yer alabiliyor.

* Segway board: Segway aracının önüne monte edilen reklam panosu. Aracı kullanan kişiler tıpkı moving board’da olduğu gibi hedef kitleyle iletişime geçerek bilgilendirme yapabiliyor.

* Van board: Kısa süreli sabit ya da hareketli reklam panosu ihtiyacı için mobil olarak kullanılıyor. Van tipi aracın iki yanına yerleştirilen ve her biri 5 görsel döndürebilen panolardan oluşuyor. Açılışlar, kampanyalar, festivaller, konserler ve spor etkinliklerinde kullanılıyor.

* Air board: PVC esaslı, havayla şişirilen çerçeve ve görsellerden oluşan portatif reklam panoları. Acil ya da kısa süreli uygulamalarda kullanılıyor. Su üzerinde durabilen modeliyle deniz ve plaj reklamcılığında da tercih ediliyor. Fuar açık alanları, festivaller, konserler, şehir içinde uygun alanlar, spor ve deniz aktivitelerinde uygulanıyor.

Hangi mecranın maliyeti ne kadar?

Moving board: Günlük birim fiyatı 250-325 TL

Bike board: Günlük birim fiyatı 400-600 TL

Scooter board: Günlük birim fiyatı 750-1250 TL

Showroom board: 15 gün için 15.000-30.000 TL

Segway board: Günlük 400-800 TL

Van board: Günlük 2.500-4000 TL

Air board: Haftalık 7.000-10.000 TL

Devamını oku...
0

Evde Hangi İşler Yapılır

İhtisas alanıma girmese de bu hafta size birkaç örnek vermeye çalışacağım. Bu konuda Amerika'da yayınlanmış bazı eserlerden yararlandım. İtiraf edeyim ki bu basit işlerin özelliklerine aşina olmadığım için kısaca anlatmakta epey zorlandım.

Priscilla Y. Huff, Amerikan girişimcilik kültüründe önemli yeri olan bir isim. Özellikle ev ortamında yapılabilecek pratik girişimler için yazdığı eserler Amerika'da uzun süre "bestseller" listesinde kalmış.
Bu bayan yazar yazdığı kitaplarla evde yapılabilecek işleri sınıflandırıp, ilginç önerilerde bulunuyor. İşleri kurgulamadan önce bazı hazırlıkların yapılmasını da şart koşuyor. İlk planda cevaplandırılması gereken şu sorularla işe başlamayı öneriyor:
"Benim için ev ortamında iş yapacağım en ideal yer neresi olmalı?" Bu soruyu bizim coğrafyamız için tercüme edersek şu çıkıyor: Güvenlik, sağlıkve kazanç açısından en uygun yer neresi? Örneğin İstanbul, Ankara ya da İzmir ... Belki de Anadolu'da bir başka kent.
Devamlı çalışmanın stresinden uzaklaşma arzusuyla Bodrum
ya da Marmaris'te de bile evden iş yapılabilir. Kısacası iş yapılacak yerin cazibesi, çekim gücü, insanların talepleri ve kişisel motivasyon önemli.

Yazar sonra şunu da soruyor: "Bir girişimci olarak evde yapılabilecek basit bir işte mutlu olacak mısınız? Eviniz buna uygun mu? Eğer uygun değilse favoriniz olan bir kente yerleşip evden yürütebileceğiniz bir işe ruhen hazır mısınız?"
Sonra da ekliyor: "Yapacağınız işi çevrenizle görüştünüz mü?"

KARARI KENDİNİZ VERİN
Bir başka yazar ise bu konuda epey hassas; "Son ana kadar kendi sesinize kulak verin" diyor. "En çok arzuladığınız işi ancak siz yapabilirsiniz" dedikten sonra ilave ediyor: "Herkesin 'aurası' ayrıdır; kişisel düşünceleri de... Sakın hayal ettiğiniz işinizin eleştirilmesine izin vermeyin. Özellikle de yakınlarınızla işinizin içeriğini tartışmayın bile... Araştırmayı kendiniz yapın ve kendi kararınızı kendiniz verin."

Sıra resmi işlemlere geldiğinde işin sadece muhasebe kısmını alıp götürecek bir görevliye ihtiyaç olduğunu söylüyor: "Size birçok girişimciye servis verengüvenilir bir uzman gerekli. Bırakın işin bürokrasisiyle o uğraşsın. Siz sadece işinizin ticari yönüne konsantre olun."

Yazarlar bu klasik başlangıç önerilerden sonra işini ev ortamında kuracak girişimcilere hangi işleri öneriyor? Çoğu Türkiye için uygun değilse de bazı ilginç önerileri var. İşte bu hafta birkaç örneği dikkatinize sunuyorum. Değişen Türkiye'de size bazı ufukları gösterebilir ve hayal dünyanızı geliştirebilir.

Ancak şunu unutmamak gerekiyor. Evden yapılacak işler biçki, dikiş ve tekstil uğraşılarıyla sınırlı değil. Önerilen işler bir aile işletmesine dönüştürülebildiği takdirde başarı şansı vaat ediyor.

İLGİNÇ GİRİŞİM KONULARI
"Engraving" baskı işi ev ortamında kolayca yapılabiliyor; hem kazançlı hem de kolay. "Engraving" bazı kimyasallarla çeşitli zeminler üzerine baskı yapmak demek. Otomatik makineleri var ve çok küçük yer kaplıyor. Makineleri internet üzerinden kolayca sipariş etmeniz mümkün... "engraving" veya "easy imprinting" tanımıyla araştırma yapmak yeterli.

"Ev işi çikolatalar" yapmak şimdi çok moda. "Bar" ve
"tablet" kalıplarına dökülecek ev işi çikolata karışımlarını büfelere, marketlerle rahatlıkla pazarlayabilirsiniz. Çikolata üretiminde özel formüller kullanarak sıcaklık kontrol altına alınabiliyor. İnternet ortamı ise kendinize özgü geliştireceğiniz benzersiz çikolataların yapımı için iyi bir pazaryeri.

Toptan ya da dökme alacağınız elektronik, nalburiye ve kırtasiye malzemelerini kendinize özgü bastıracağınız plastik kutucuklar içine koyarak tüketicilerin dikkatini çekebilir, küçük hacimler içinde satılabilmesine imkân sağlayabilirsiniz. Yapılacak iş raptiye, çivi, mandal, ataç gibi çok kullanılan nesneleri belli miktarda kutulara koymaktan ibaret. Askılı "standlar" üzerinde sunum yapmanız ise işinizin cazibesini artıracaktır.

Takı tasarımcılığı her zaman ev ortamına uygun bir iş... Kazancınızı artırmak istiyorsanız işin sanat tarafına ağırlık vermelisiniz. Örneğin
"cam üzerine boyama" ve "lüle taşı işleme" gibi faaliyetler kazancınızı artırabilir.

Fiyonk üretimini yıllar önce yine Priscilla Y. Huff'tan esinlenerek yazmıştım. Ev ortamında yapılabilecek çok rahat bir iş. Futbol kulüplerini ve günün moda akımlarını dikkate almanızda yarar var. İnternette "bows make" tanımıyla yapacağınız aramada birçok seçenekle karşılaşacaksınız.

Eğer eviniz bahçeliyse Japonların ünlü "bonsai" yetiştiriciliğini deneyebilirsiniz. Minyatür ağaçların her zaman pazarı var ve oldukça kazançlı bir uğraş. Ancak tekniğini çok iyi öğrenmeniz şart...

Cam işçiliği de evde yapılabilecek işler arasında. "Paşabahçe" gibi kurumlardan alacağınız bardak ve cam objeleri "hızlı devirli el çarklarıyla" birer sanat eserine dönüştürmeniz mümkün. Aletlerin tümünü büyük nalbur marketlerden bulabilirsiniz. Eviniz bu iş sayesinde bir kristal sanat atölyesine dönüşebilir.


Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Google'ın Yaptığı yenilikler

Google, arama teknolojisini sosyal etkileşimler ile güçlendirmekte olduğunu gösteriyordu ve bu alanda yaptığı çalışmaların son ürünü Google +1‘i dün internet dünyasına tanıttı. Google +1, arama sonuçlarını kişisel öneriler ile güçlendirmek üzere geliştirilen tek tıklamalık bir düğme. Tıpkı Facebook’un beğen (like) düğmesi gibi. Arama sonuçlarına iliştirilen +1 butonu, şu anda tüm tercihler açık olarak kaydedilmek üzere, hangi aramaların işe yarar ve paylaşmaya değer olduğunu gösteriyor. Google bağlantılarınızın (Buzz, Gmail vs..) tercihlerinin önem taşıdığı bu sosyal arama etkileşimi Google profil sayfanızda da yayınlanıyor.

Google +1 sosyal etkileşim
Aslında +1, Google’ın ürünlerinin tek noktaya toplanmış bir hali. Yıldızlı sonuçlar ve Google bağlantılarımızın paylaşımlarını arama altyapısına dahil eden Google, +1 ile daha basit ve bütünleşik bir yapı ortaya koymuş. +1, Google reklamları ile de birleştirilmiş ve Facebook beğen butonundan bu noktada ayrılmış. Google’ın kullanıcı önerilerini almasıyla e-ticarete dönük aramaları özelleştirmesi bunu kullanması da diğer önemli bir adım gibi görünüyor.

Ayakli Rehber
Devamını oku...

30 Mart 2011 Çarşamba

0

Kapı Dünyası Yatırımlarını Artırıyor, İnegöl Kapı Dünyası

İnegöl Mobilya Sanayindeki yaklaşık 3 bin m2 kapalı alan üzerinde üretim yapan Kapı Dünyası, 2,2 milyon TL’lik yeni yatırımıyla, üretim sahasını 5 bin m2’ye taşıyacak. Kapı Dünyası Genel Müdürü Hakan Özdemir, yeni yatırımlarla hedeflerinin istihdamı arttırmak ve Türkiye’de söz sahibi bir firma olmak istediklerini söyledi

İnegöl’de sektöründe marka haline gelen Kapı Dünyası, yeni yatırımlarıyla kendi dalında bir numara olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

1988 yılında Özdemirler Presçili adıyla mobilya sektöründe faaliyet göstermeye başladıklarını ve 1996 yılında kapı sektörüne yöneldiklerini kaydeden Kapı Dünyası Firmasının Genel Müdürü Hakan Özdemir, Bursa yolu üzerinde yaptıkları 2,2 milyon TL’lik yatırımla üretim kapasitesini iki katına çıkarak hem istihdamı arttıracaklarını, hem de kurumsallaşma yolunda Türkiye’de söz sahi firmalar arasına gireceklerini söyledi.

Özdemir, 23–27 Mart tarihleri arasında katıldıkları 23. Bursa yapı ve yaşam fuarına ve yeni yatırım ve istihdama ilişkin yaptığı açıklamasında şu sözlere yer verdi.

“Firmamız, mobilya sektörüne 1988 yılında mobilya presçiliği üzerine fason üretim yaparak faaliyet göstermeye başladı. 1996 yılında iş sektöründe edindiğimiz bilgi ve deneyimlerimizi birleştirerek yeni bir yapılanmaya giden firmamız kapı sektörüne yönelmiş ve 16 yıldır farklı model ve tasarımlarıyla üretimine aralıksız devam etmektedir. 2003 yılında kurumsallaşma yolunda adım atan firmamız kapı dünyası ismiyle tescilli bir marka haline gelmiştir. Şuan 2 bin 800 m2 kapalı alan üzerinde üretim yapan firmamız, müşterilerinin istekleri doğrultusunda, ev mobilyası felsefesi ile tasarımda yeniliklerle dolu, özgün, özel ve uzun yıllar sıkılmadan kullanabilecek, zengin çeşitte ahşap kapılar üretmektedir.

Üretim ve istihdamı artırmak için 2,2milyo TL’lik yatırım

Uzun yıllar Yeni Sanayi Yunus Emre Caddesinde üretim yaptıklarını belirten Özdemir, “16 yıldır kapı sektöründe aynı adreste faaliyet gösteren firmamız, şuan 50 kalifiye elemanı ve aylık 2 bin üretim kapasitesi ile çalışmaktadır. Sürekli gelişen ve büyüyen trendimizle yeni yatırımların kaçınılmaz olduğu sektörümüzde istihdamı ve buna paralel olarak üretim kapasitemizi arttırmak için Bursa yolu üzerinde(Özdilek AVM yanı) 5 bin m2’si kapalı, toplam 9 bin m2 alan üzerine yeni bir tesisi önümüzdeki günlerde faaliyete geçireceğiz. Bu tesisimizde üretim sahası yanında idari kısımlar teşhir salonu ve depo sahamız olacak. Toplam 2,2 milyon TL’lik bu yatırımla hem yeni istihdam olanağı sağlayacağız hem de kurumsallaşma ve markalaşma yolunda İnegöllü bir firma olarak Türkiye’ye örnek olacağız.ayrıca yeni üretim sahamızda kapı dışında, portmanto, banyo dolapları ve ölçülü gömme dolap üretimiyle de hizmet vereceğiz.”dedi.

6 yıldır fuarlarda yer alıyoruz

23–27 Mart tarihleri arasında düzenlenen 23. Bursa Yapı ve Yaşam Fuarında kapı dünyası olarak 6. kez yerlerini aldıklarını ifade eden Özdemir, İnegöl ve özellikle bursa fuarlarında yer alarak yeni model ve tasarımlarımızla müşterilerimizin karşısına çıkıyoruz. Bursa firmamızın yüzde 70 oranında Pazar payını oluşturmakla beraber, Irak, Libya, Almanya, Bulgaristan, Makedonya ve İsveç gibi Ortadoğu ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerine ihracat yapmaktayız. Prestij ve görsellik adına katıldığımız Bursa Yapı ve Yaşa Fuarından umduğumuzdan çok fazlasını elde ettik. Tüm müşterilerimize buradan bir kere daha teşekkür etmek istiyorum.”diye konuştu.

Müşteri Memnuniyeti ve Kalite Önceliğimiz

Firmalarının temel üretim ve satış sonrası prensiplerinden de söz eden Özdemir, “Firmamız; tüm birimlerdeki uzman kadrosuyla, kaliteli ahşap kapı üretimi konusunda iddialı olup, tasarımlarımızda mekana uyum, fonksiyonellik, estetik ve yeniliği baz alarak müşterilerimize özel mekanlar yaratıyor. Temel ilkemiz; güler yüzümüz ve güvenirliliğimizle verdiğimiz sözü yerine getirmek, dürüst ve titiz çalışarak siparişlerinizi zamanında, en kaliteli şekilde siz değerli müşterilerimize ulaştırmaktır. Müşterilerimizin beğenisini, memnuniyetini ve takdirini kazanmak, bizlerin nihai amacı ve hedefidir. Çağımızın modern çizgileri, teknolojisi ve ahşabın üstün kalitesi, yaşama zevkinize katkıda bulunurken, size uygun yaşama alanları yaratmanıza imkan sağlamaktadır. Amacımız; yaşadığınız mekânı özel kılmak, tercihiniz ve beğenileriniz doğrultusunda ahşabın sıcaklığını ve şıklığını sizlerle buluşturmaktır

Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Ndesign Kenya'da Bir Şube Daha Açtı

İhracat sıralamasında ilçemizde 4. sırada yer alan NdesıgN, Kasım ayında Kenya’da Nairobi Westgate’de açtığı ilk mağazasının ardından 2. mağazasını da Nairobi Galleria’da hayata geçirdi.

Kenya’da ilk mağazasını Kasım ayında açan NdesıgN, açılışı Başbakanın eşi tarafından gerçekleştirilen ve Nairobi’nin 5 yıldızlı en lüks AVM’si olan Galleria’da 2. mağazasını açtı. 2011 yılı sonuna kadar Kenya’da 2 mağaza daha açmayı ve toplamda 4 mağazaya çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen NdesıgN Yönetim Kurulu Üyesi Abdülselam Güleç, Afrika pazarını her geçen gün çoğalttıklarını ve Afrika’da NdesıgN ürünlerinin bulunduğu ülke sayısını arttırdıklarını söyledi.

Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Hadim Avm Büyük Araba Kampanyasi

Hadim Alışveriş Merkezleri kuruluşunun 12. Yılında düzenlediği kampanya ile müşterilerine içerisinde 12 adet otomobilinde bulunduğu toplam 172 adet hediye verecek

Hadim Alışveriş Merkezleri, 12. yılına özel 12’lerle dolu bir kampanyaya imza atıyor. Müşterilerine farklı kampanyalarla sürekli fırsatlar sunan Hadim AVM, benzeri ulusal perakendecilik zincirlerinde bile zor rastlanacak bir kampanya ile 12. yılını kutlayacak. 12 otomobil, 12 LCD televizyon, 12 bulaşık makinesi ve daha birçok ürünün yer aldığı kampanyada toplam 172 adet hediye, yaklaşık 2 buçuk aylık kampanya sonucunda sahiplerini bulacak.

12 Otomobil Toplam 172 Ödül

Hadim AVM Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı İsmail Özerik, dün basın mensupları ile kahvaltılı toplantıda bir araya gelerek düzenlenecek olan kampanya hakkında bilgi verdi. Toplantıda bir açıklama yapan Özerik, Hadim Alışveriş Merkezleri olarak yıllardır yaptıkları çeşitli kampanyalarla müşterilerine pek çok hediyeler verdiklerini söyledi. Gerek prestij kart sahiplerinin topladığı puanlar karşılığı, gerekse düzenledikleri çekiliş kampanyaları ile beyaz eşyadan otomobile kadar birçok hediyeyi müşterilerine sunduklarını dile getiren Özerik; “2011 yılında da müşterilerimize hem uygun fiyatlar sunmaya, hem de hediyeler vermeye devam edeceğiz. Daha önceki yıllarda düzenlediğimiz çekiliş kampanyasının çıtasını yükselterek benzerlerine ancak ulusal perakende sektöründe rastlanan bir seviyeye getirdik. Hadim Alışveriş Merkezlerinin sektörde geride bıraktığı 12 yıldan hareket ederek bu yıl müşterilerimize 12 otomobil, 12 LCD televizyon, 12 bulaşık makinesi, 12 netbook, 12 bisiklet ve 112 adet set üstü ocak olarak toplamda 172 adet hediyeyi Milli Piyango İdaresi izni ile düzenleyeceğimiz çekiliş sonucu müşterilerimize sunacağız” dedi.

25 TL’ye Bir Kupon

Düzenlenecek kampanyanın Hadim Alışveriş Merkezlerinin İnegöl, Eskişehir, Yenişehir ve Domaniç’de bulunan 32 mağazada geçerli olacağı belirten Özerik, “Her 25 TL’ye 1 çekiliş kuponu verilecek. Alışveriş Hadim Prestij Kart ile yapıldığı takdirde 2 çekiliş kuponu verilecektir. Müşterilerimiz tarafından doldurularak Hadim Mağazalarında bulunan şeffaf sandıklara atılan çekiliş kuponları arasından, noter ve Milli Piyango yetkilileri tarafından yapılacak olan çekiliş ile talihlilerimizi belirleyeceğiz” diye konuştu.

Kişi Bilgilerini Eksik Girmeyin!

Özerik, kampanyanın geçerli olduğu tarihlerden de bahsederek, “Kampanyamız 1 Nisan–10 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek olup, 28 Temmuz 2011 Perşembe günü saat 12.00’da merkez binamızda halka açık olarak düzenlenecek çekiliş ile son bulacaktır. Ayrıca, 5 Ağustos tarihinde ulusal basında Takvim gazetesinde sonuçlar yayınlanacak” ifadelerinde bulundu. Müşterilerin mağdur olmamaları için çekiliş kuponlarında bulunan kişisel bilgilerini eksiksiz bir şekilde doldurmaları gerektiğini hatırlatan Özerik, kampanya ile ilgili bilgi almak isteyen vatandaşların ise 444 1 320 no’lu müşteri hizmetleri numarasından gerekli bilgileri alabileceklerini söyledi.

Hedef 1 Milyon Çekiliş Kuponu

İsmail Özerik, kampanyada söz konusu olan 12 aracın büyük bir ödül olduğuna vurgu yaparak; bu ödüllerin ulusal firmalar tarafından bile zorlanarak yapılacağını kaydetti. Daha önce yaptıkları kampanyalarda 1 araç olduğunu ve o kampanyaya toplam 350 bin vatandaşın katıldığını da belirten Özerik, “Ayrıca o kampanya düzenlendiğinde 18 şubemiz vardı. Şimdi kazanma Şansı daha yüksek. Şube sayımız 32’ye yükseldi ve araç sayısı 12 oldu. Biz bu kampanyada 1 milyon çekiliş kuponunu hedefliyoruz” diye konuştu.

Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Doğalgaz'ı Daha Ucuza İthal Etmenin Yolu Bulundu

Türkiye'nin Rusya ile 1986'da yaptığı yıllık 6 milyar metreküplük doğalgaz sözleşmesi bu yıl sona eriyor. Yeni anlaşmanın kim tarafından ve ne şekilde yapılacağı merak edilirken Enerji Bakanı Taner Yıldız'dan bu konuda yeni bir teklif geldi: "Özel şirketler Botaş'tan daha ucuz doğalgaz alıp satıyor. Yeni anlaşmayı Ruslarla özel sektörün yapmasını istiyoruz." Yıldız, Rusya tarafına anlaşmayı Botaş olarak yenilemeyeceklerini ilettikleri bilgisini de verdi. Kamu şirketi Botaş'a 'sübvansiyon yapılıyor' eleştirisine de açıklık getiren Enerji Bakanı, "Özel şirketler, geçen yıl gaz fiyatları artmıyor diyerek gidip Ruslara konuştu ve indirim aldılar, ucuz da satıyorlar. Siz bunu (Zaman) yazdınız. Onun için biz daha çok özel şirketin pazarda olmasını istiyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye, Rusya ile (Eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) ilk doğalgaz anlaşmasını 14 Şubat 1986'da yapmıştı. Anlaşma, 25 yıl süreli ve yıllık 6 milyar metreküp gaz alımını içeriyor. Anlaşmanın süresi yıl sonunda bitiyor. Sözleşmeye göre taraflardan birisi iptal için başvuru yapmazsa süre 5 yıl daha uzuyor. Bu konuda Zaman'a konuşan Enerji Bakanı Yıldız, Botaş'ın bu anlaşmayı yenilemeyeceğini, Rusya Başbakan Yardımcısı Sayın İgor Sechin'e ilettiklerini aktardı. Biten sözleşmeyi bundan sonra özel şirketlerin yenilemesinden yana olduklarını ifade ederken, özel sektörün pazarda ağırlığını artırmasını istediklerini bildirdi. Bu sayede gazın daha ucuza gelebileceğini vurgulayan Yıldız, "Keşke daha ucuz getirseler, daha çok satsalar. Çünkü bizim için önemli olan ucuz gaz teminidir, hangi yollarla gelirse gelsin." dedi.

Ham petrol fiyatlarının artmasına karşılık Türkiye'de doğalgaz fiyatlarının aynı rakamda kalması 'sübvansiyon olduğu' gerekçesiyle özel şirketlerin tepkisine yol açıyor. Pazarda faaliyet gösteren Enerco Enerji, BosphorusGaz, Avrasya Gaz ve Shell gibi firmalar, 'maliyet bazlı fiyatlandırma sisteminin' uygulanmasını talep ediyor. Taner Yıldız, özel sektörün eleştirilerine karşı şu örneği verdi: "Geçen yıl fiyatlar artmayınca, geriye dönük alış fiyatlarına doğru gitmeye başlandı. Yani özel sektör, Rusya tarafına gitti. Dediler ki, satışlara zam gelmediğinden alış fiyatlarından zarar ediyoruz, fiyat düşürülmeli. 2010'da bu gerçekleşti. Yani daha uygun fiyattan gaz almaya başladılar. Doğrudur da. Çünkü, özel şirketler kâr etmek için var, haklarıdır da; uygun fiyattan alıp satsınlar."

Anlaşma, feshedilmezse 5 yıl uzuyor

Botaş ve Gazprom Export arasında 1986'da yapılan doğalgaz alım anlaşması 31 Aralık 2011'de sona eriyor. Anlaşmada yer alan bir maddeye göre, taraflardan birisi anlaşmanın sona ereceği tarihten 6 ay öncesine kadar karşı tarafa 'anlaşmanın sona erdiği' yönünde bildirimde bulunması gerekiyor. Aksi halde anlaşma, kendiliğinden 31 Aralık 2011'den itibaren 5 yıl daha yürürlükte kalacak. Ayrıca, anlaşmada 'süre bitimiyle birlikte tarafların anlaşmanın süresini uzatabileceği' hükmüne de yer veriliyor.

DOĞALGAZ İTHALATINDA KAMU-ÖZEL DAĞILIMI

Kuruluş Miktar* Pay**

Botaş 33.068 84,7

Özel şirketler 5.726 15,3

(*) milyon metreküp, (**) yüzde

Kaynak: DİVİD 2010.

Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

30,31 Mart 2011, Zaman, Posta, Hurriyet Gazetesi İş, Eleman İlanları

kütahyadaki Hastanemize Bayan Kadın Doğum, Göğüs, Çocuk, Eczacı, Sertifikalı Hemşire 0505.580.67.55

NEVŞEHİR'deki Hastanemize radyoloji uzmanı aranmaktadır 0506.397.00.80

Türkbeyler Tekstile ön muhasebede netsis sistemini bilen bayan eleman alınacaktır. 0.232.431 14 82- 0.532.261 29 59

PAZARLAMACI aranıyor. 0.232.479 78 19

COREL bilen bay eleman aranıyor. 0.232.436 47 84

Işıkkent'te Netsis bilen ve önmuhasebeci bayan aranıyor. 0.532.663 24 66- 0.506.773 58 00

ATOM Karınca Lazer Kesim Cad-Cam Programcısı, Makina Operatörü aranmaktadır 0.532.282 13 74

sakarya Akyazıdaki muayahanemize diş hekimi aranıyor 0536.386.88.29

MAAŞ+SSK+PRİMLE çalışacak bay-bayan satış elemanları alınacaktır. 0322.226 28 28

ETA Programı Bilen Tesisat Malzemesi Pazarlama Elemanı Alınacaktır. Beylikdüzü- Esenyurt 0212.853.33.11

MAAŞ+SSK+PRİMLE çalışacak bay-bayan satış elemanları alınacaktır. 0322.226 28 28
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Seçimler Hangi Sektörelere Yarayacak..

İSTANBUL - Hazırgiyim markalarını seçim telaşı sardı. Ekonomiye doping etkisi yapacak olan seçim harcamalarından pay almak için kolları sıvayan hazırgiyim markaları milletvekili aday adayları için bir taraftan koyu renk takım elbise ve gömlek stoklarken, diğer taraftan da stil danışmanlığı ekipleri kurdu.

Satışlar yüzde 50 artar
Seçimlerde satışlarının yüzde 50 arttığına dikkat çeken Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı, “Milletvekili adaylarının açıklanmaya başlamasıyla birlikte satışlarda ciddi artış bekliyoruz. Yoğun satış olacağından koyu renk elbise stoklarımızı hazırlamaya başladık” dedi. Kiğılı, satışlardaki asıl hareketin nisandan itibaren olacağına dikkat çekiyor.
Seçim döneminde satışta yüzde 40 artış bekleyen Damat Tween ADV’nin sahibi Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, “Sadece adaylara yönelik çalışması için 4 kişilik bir stil danışmanlığı ekibi kurduk. Adayların en çok danışmanlık hizmeti alması gereken dönem. Halkın karşısına çıkarken nasıl ve hangi renk giyinmeleri konusunda hizmet vereceğiz” diyor. Orakçıoğlu danışmanların dünyanın önde gelen renk uzmanlarından eğitim aldığını vurguluyor.

Hangi marka ne hazırlık yaptı?
Sarar
: Milletvekili aday adaylarına yönelik koyu renklerden oluşan özel bir koleksiyon hazırladı.

Kığılı: En çok satış yapılan renklerdeki takım elbise stoğunu şimdiden hazırlamaya başladı.

Damat: Aday adaylarına ücretsiz hizmet vermek üzere bir ‘stil danışmanlığı’ ekibi kurdu.

Süvari: Özel koleksiyon hazırlamazken, siyah, lacivert takım elbisede üretimini % 15 artırdı.

Ramsey: Daha hafif ve ince kumaşlardan oluşan Zero Weight koleksiyonundaki çeşitliliği artırdı.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Wal-Mart'da Neler Oluyor?

Amerikan süpermarket devi Walmart'ta çalışan yaklaşık bir buçuk milyon kadın, kendilerine ayrımcılık yaptığı gerekçesiyle şirketi toplu olarak dava etme girişiminde bulunuyor.

Şirket, tarihin en büyük cinsiyet ayrımcılığı davasına konu olmamak için bugün Yüksek Mahkeme'ye başvuruyor.

Kadın çalışanlar, 1998 yılından bu yana ABD'deki 3400 mağazasında, kendilerine daha az ücret ödediğini ve daha az terfi şansı verdiğini söylüyor.

10 yıldır şirkete karşı çeşitli hukuk mücadelelerini sürdüren çalışanlar grubu, milyarlarca dolar tazminat talebiyle Yüksek Mahkeme'den davayı görmesini istiyor.

Walmart şirketi ise tüm çalışanlarına âdil davrandığını söylüyor. Şirket ayrıca farklı görevlerdeki ve mağazalardaki kadınların iddialarının tek bir davada görülemeyeceğini vurguluyor.

Davacı kadınlar ise diğer çalışanların durumunu da temsil edebileceklerine inanıyor. Yüksek Mahkeme'nin konu hakkındaki hükmünü Haziran ayında açıklaması bekleniyor.

Wal-mart'ın tazminat korkusu

Mahkeme Walmart'ın savını reddederse, Amerika Birleşik Devletleri'nin tarihindeki en büyük cinsiyet ayrımcılığı davasını görmeye başlayacak.

Walmart davayı kaybetmesi halinde on milyarlarca dolar tazminat ödeyebilir. Ayrıca bu durumda davanın emsal teşkil edebileceği; çeşitli gruplardan kadınlar, azınlıklar ve engelilerin de benzer davalar açabilecekleri belirtiliyor.

Ancak gözlemciler Yüksek Mahkeme'nin muhtemelen davacılar aleyhine karar vereceğini söylüyor. Bu duruma gerekçe olarak da mahkemenin bugüne dek genelde iş çevrelerini tatmin eden kararlar alması gösteriliyor.

Walmart'ın satışları geçen yıl 400 milyar doları aşmış, şirket aynı dönemde 16 milyar dolar net gelir elde etmişti.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Yabancı yatırımcılar Bankacılık Sektöründeki Hisselerini Satıyor

Bankacılık sektorune yapılan düzenlemelerin ardından yabancı yatırımcıların borsada satışa geçtiği görülüyor

ZEYNEP AKTAŞ / MİLLİYET

Merkez Bankası’nın 23 Mart’ta zorunlu karşılıkları yükseltme yönündeki kararının ardından yabancı raporlarda Türk bankaları için “sat” tavsiyesi verilmeye başlandı. En son Goldman Sachs, bankalar için 2011-2013 dönemi kâr tahminlerini yaklaşık yüzde 6 indirdi. Goldman Sachs tarafından hazırlanan araştırma raporunda Türkiye’deki banka hisselerinin değerleme olarak çok çekici olmadığı ifade edildi.



Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, mart başında bankacılık kârlarında bir düşüşün söz konusu olacağını ifade etti. Sektör uzmanları banka karlarında eski performansın yakalanmasını zaten beklemiyordu. Ancak 23 Mart’ta zorunlu karşılıkların yükseltilmesinin ardından, kâr marjlarında meydana gelebilecek azalmanın boyutu tartışılmaya başlandı.

Bu olumsuz seyrin hisse senetlerine de yansıdığı görülüyor. Ancak yabancılar, bu trendi daha önce başlattı. Kasım ayından bu yana satış ağırlıklı bir seyir izliyorlar. Yabancıların banka hisseleri alım satım grafiğine baktığımızda dalgalı bir görünüm hakim. Bir bakıma yabancı yatırımcı da yerli yatırımcıya göre biraz uzun periyotta trade (al-sat) işlemine fazlaca rağbet etti.

Zirvede sattılar

İMKB endeksine bakıldığında 71.766 zirvesinin oluştuğu tarih ekim sonu ve kasım ayının ilk günleri. Zaten yabancılar da banka hisselerinde en ciddi satışı kasım ayında yaptı. Bu tarihten itibaren endeks bir daha o seviyeleri görmedi. Bankalara gelen satışla birlikte endekste çıkış hareketi yönünü aşağıya çevirdi. Bu tarihten itibaren yabancı takas saklama oranları ve banka sektör endeksi de benzer bir seyir izledi.
Halihazırda Endeks güç kaybediyor. Destek seviyelerinde gelen tepki alımları direnç seviyelerinde de satışla karşılaşıyor. Endeksin hareketlerine baktığımızda, 62.500-69.700, 63.000-66.000, 58.000-65.000 aralığında birkaç defa dalgalanma yaşadığını görüyoruz.
Endeks bu hareketleri yaparken lokomotif yine banka hisseleriydi. Bu açıdan endekste yukarı yönlü bir hareket beklendiğinde veya endeks destek noktalarına çekildiğinde tepki alımları için yine banka hisselerini düşünmekte yarar var.

Son 4 aydır çıkıyorlar

Son dört aydır düzenli olarak banka hissesi satan yabancı yatırımcıların özellikle Merkez Bankası’nın son kararı karşısında tavırlarında ne gibi değişiklik olacağı görülecek. Dahası piyasanın Merkez Bankası kararlarına olumsuz tepki verdiğini ve en çok banka sektörüne yansıma beklendiğine göre ne kadar olumsuz etkilediği görülecek.

Son dört aydır banka hisselerinde devam eden yabancı satışları piyasanın yukarıya gitmesini de engelleyen en önemli faktör. Banka hisselerine yönelik satış baskısı aşılmadan endeksin önünde önemli bir direnç olarak görülen 65.000 seviyesini geçmek zor. Tabii bankacılık sektöründeki satış baskısını sadece Merkez Bankası’nın aldığı karara bağlamak da doğru değil.

Zira 2011 yılı için banka kârlarında yüzde 20 gibi bir düşüş bekleyen İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ve bankacılık sektöründen gelen diğer açıklamalar da dolaylı olarak İMKB 100 Endeksi üzerinde genel bir baskıya neden olmakta. Ancak hemen belirtelim ki endeksin destek seviyelerine çekildiği veya düşüş trenini kırıp güç topladığı noktalarda banka hisseleri yine ön plana çıkacaktır...
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

S&P Hangi Ülkelerin Notunu Düşürdü..

S&P yaptığı açıklamada, Portekiz'in uzun vadeli kredi notunu “BBB”den “BBB-“ye indirdiğini bildirdi. Kuruluş, bu ülkenin kredi notunun görünümünü ise “negatif” olarak belirledi.

S&P, Portekiz'in yüksek borcu ve zayıf büyüme görünümü nedeniyle bu ülkenin muhtemelen finansal kurtarma planına ihtiyacı olacağını kaydetti.

Ekonomistler, Portekiz'in muhtemel finansal kurtarma paketinin 70-80 milyar avroyu bulabileceğini tahmin ediyorlar.

STANDARD & POOR'S YUNANİSTAN'IN UZUN VADELİ KREDİ NOTUNU “BB-“YE İNDİRDİ

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), Yunanistan'ın uzun vadeli kredi notunu düşürdü.

S&P yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın uzun vadeli kredi notunu “BB “dan “BB-“ye düşürdüğünü bildirdi.

Açıklamada, bu ülkenin Uluslararası Para Fonu (IMF) ve AB'den aldığı finansal yardım paketinin ötesinde “büyük olasılıkla” daha fazla finansal yardıma ihtiyaç duyacağı belirtildi.

Yunanistan geçen yıl AB ve IMF'nin 110 milyar avroluk kurtarma paketini kabul etmişti.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Merkez Bankasına Gelecek Yeni Başkanı Kim Olacak..

Merkez Bankası başkanlığı için Merkez Bankası Başkan Yardımcıları Erdem Başçı ve İbrahim Turhan, Hazine Müsteşarı Halil İbrahim Çanakcı, Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar ve BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'in adı geçiyor.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın görev süresi 18 Nisan’da sona eriyor.

Yılmaz’ın ardından kimin başkan olacağı henüz netleşmedi. Başkanlık için kulislerde beş kişinin adı geçiyor.

Bir dönem Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın danışmanlığını da yapan Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erdem Başçı, Hazine Müsteşarı Halil İbrahim Çanakcı, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı İbrahim Turhan, Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, BDDK Başkanı Tevfik Bilgin en güçlü adaylar olarak sıralanıyor.

MB BAŞKAN YARDIMCISI ERDEM BAŞÇI

Adaylık için ismi geçen Erdem Başçı, 9 Ekim 2003'te Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı’na atandı.

44 yaşındaki Başçı'nın adı Durmuş Yılmaz'ın atama sürecinde de başkanlık için geçmişti. Başçı, 2006 yılında hükümetle Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasında yaşanan veto polemiği nedeniyle, kısa bir süre Merkez Bankası Başkanlığı'na vekalet etti.

Erdem Başçı, şu anki para politikasında aktif olarak yer alması nedeniyle güçlü adaylardan biri olarak gösteriliyor.

HAZİNE MÜSTEŞARI İBRAHİM ÇANAKCI

Hazine'nin başındaki Halil İbrahim Çanakcı da diğer bir güçlü isim. 49 yaşındaki Çanakcı, DPT ve BDDK'da çeşitli görevlerde bulunduktan sonra 5 Mayıs 2003'te Hazine Müsteşarlığı görevine başladı.

Uzun süredir Hazine Müsteşarlığı yapan Çanakcı, son dönemdeki ekonomi politikalarında bizzat yer alması nedeniyle öne çıkan isimlerden biri. Çanakcı'nın bağlı olduğu Babacan'la birlikte çalışması da dikkat çeken bir diğer unsur.

MB BAŞKAN YARDIMCISI İBRAHİM TURHAN

Merkez Bankası Başkanlığı için adı geçen bir diğer isim de Merkez Bankası'ndan. Başçı gibi Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olan İbrahim Turhan akademisyen kökenli bir bürokrat.

2004'e kadar Beykent Üniversitesi İİBF’nde yarı zamanlı öğretim üyesi olarak görev yapan Turhan, 1 Nisan 2004 tarihinde Merkez Bankası Banka Meclisi üyeliğine, 7 Haziran 2006 tarihinde de Para Politikası Kurulu üyeliğine seçildi. Turhan, 8 Mayıs 2008'de ise Başkan Yardımcısı olarak atandı.

ZİRAAT'İN GENEL MÜDÜRÜ CAN AKIN ÇAĞLAR

Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar da başkanlık için ismi geçen adaylar arasında. 49 yaşındaki Çağlar, mesleki kariyerine Hazine Müsteşarlığı Bankalar Yeminli Murakıplar Kurulu’nda başladıktan sonra finans ve bankacılık sektöründe yöneticilik yaptı.

Çağlar, 2003 yılından bu yana Ziraat Bankası’nda Genel Müdür olarak görev yapıyor.

BDDK BAŞKANI TEVFİK BİLGİN

Kulislerde adı geçen bir diğer isim de bankacılık sektöründen: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin.

Daha önce Halkbank Genel Müdürlüğü ve TMSF Başkanlığı yapan Tevfik Bilgin, 2001 krizi sonrasında bankacılık sektörüne yönelik denetim mekanizmasını yürüten BDDK'nın başında bulunuyor. 44 yaşındaki Bilgin bankacılık sektörüyle çok yakın temasta olması nedeniyle öne çıkan isimlerden biri.
Ayakli Rehber
Devamını oku...

29 Mart 2011 Salı

0

Dod Outlet Açacak, İkinci Otomobiller Daha Ucuza Satılacak

İSTANBUL - Alışveriş merkezlerini saran outlet furyası, otomotive de sıçradı. Doğuş Otomotiv’in ikinci el araç satış şirketi Doğuş Oto Değerlendirme (DOD), Türkiye’nin ilk otomotiv outletini açacak. Önümüzdeki ay Şekerpınar’da açılacak olan tesis, ABD’deki modeller örnek alınarak hayata geçiriliyor. Firma şehir dışına taşınarak arsa, ofis gibi maliyetlerden elde edeceği tasarrufu fiyatlara yansıtacak. İstanbul Ataşehir’deki tesisini de kapatıp Şekerpınar’a taşıyacak olan DOD’un İstanbul içinde sadece Esenyurt’ta ofisi kalacak. Esenyurt’a göre Şekerpınar’daki araç fiyatları yüzde 2 ila 4 daha ucuz olacak. Yaklaşık 250 bin euro seviyesinde bir yatırımla hayata geçecek olan DOD Outlet Şekerpınar’da ağırlıklı küçük ve orta sınıf araçlar satılacak. Tesis 3 bin metrekare büyüklüğe sahip olacak. DOD Genel Müdürü İlhami Eksin farklı marka, model ve yaşta 300’den fazla aracı satışa sunacaklarını söyledi.

Şekerpınar’da başarılı olmaları durumunda hem Doğuş hem de diğer şehirlerdeki DOD yetkili satıcıları olarak outlet mağazalarını çoğaltacaklarını anlatan Eksin, “2010’da 12 bin 500 olan 2. el satışlarını bu yıl yüzde 40 artırarak 17 bin 500’e çıkaracağız” dedi.
Türkiye’de 2010 yılında ikinci el binek ve hafif ticari pazarı yaklaşık 1,5 milyon adet seviyesine ulaştı. Bu yıl da pazarın gelişmesi ve operasyonel filo kiralamadan dönecek araçlardan oluşacak büyük hacimlerle sayının 1.5 milyonu aşması bekleniyor. Bu yılın başından itibaren kurdaki yükseliş nedeniyle artan sıfır km araç fiyatları 2. ele de yansıdı. Yılın ilk çeyreğinde fiyatlarda ortalama yüzde 4 artış oldu.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Erbil Hava Limanı Acıldı

DÜNYANIN EN BUYÜK YEDİNCİ HAVALIMANI OLDU..
thy haric sadece ozel sırketlerın uctugu erbıl artık thy tarafından da uculan bır destınasyon olacak..
Hava alanına aynı anda 30 ucak gelebılıyor..
Basbakan Erdoğam'nın yaptıgı acılısta basbakan yüklenıcı fırmalara buyuk tesekkür etti.
Acılısta ıbrahım tatlıses hakkında da konusan basbakan, Erbılde cok sevılen ve kendısının de erbılde yatırımları oldugunu hatırlatarak ıyı durumda oldugunu ve bu saldırıyı duzenleyenlere ulasılmak uzere oldugunu bıldırdı..
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Motorin Fiyatları Ne Kadar Oldu?

ANKARA - Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş’nin (TÜPRAŞ), rafineri fiyatında yaptığı düzenlemenin ardından, dağıtım şirketleri de, benzin fiyatlarını 9 kuruş artırırken, motorin fiyatylarında da 5 kuruşluk indirime gitti.

Akaryakıt dağıtım şirketlerinden Petrol Ofisi (PO) bayilerinde 95 oktan kurşunsuz benzinin satış fiyatı Ankara’da 4,05 liradan 4,14 liraya, İstanbul ve İzmir’de 4,04 liradan 4,13 liraya yükseldi.
OPET bayilerinde 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı Ankara ve İstanbul’da 4,13 liraya, İzmir’de 4,11 liraya çıkarken, BP ve Shell bayilerinde 95 oktan benzinin fiyatı, Ankara ve İstanbul’da 4,13 lira İzmir’de ise 4,12 lira oldu.

97 oktan kurşunsuz benzin ise zam sonrası litrede 4,14 lira ile 4,22 lira arasında değişen fiyatlardan satılmaya başladı.
Akaryakıt şirketleri motorinin litre fiyatında ise 5 kuruşluk indirime gitti. PO bayilerinde motorin Ankara ve İstanbul’da 3,62 liraya, İzmir’de 3,59 liraya, BP ve Shell bayilerinde Ankara ve İstanbul’da 3,57 liraya, İzmir’de 3,55 liraya, Opet bayilerinde ise Ankara’da 3,57 liraya, İstanbul’da 3,56 liraya, İzmir’de ise 3,54 liraya satılmaya başlandı.

Dağıtım firmalarının belirlediği tavan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük çaplı değişiklikler gösteriyor. (aa)
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

29 Mart 2011 salı, Hurriyet, Posta, Zaman, Radikal, Milliyet, Akşam, Sabah, Bugün, Vakit Gazetesi İş Eleman İlanları

CİHANGİRDEKİ Cafemize aşcı ve aşcı yardımcısı aranmaktadır. 0533.309 37 67

MERKEZİMİZE Diş Hekimi aranıyor. Tel: 0542.582 64 42

MOBİLYA Fabrikamıza Deneyimli- Deneyimsiz Personeller 0.312.395 85 65


AVRUPA Yakasındaki Tıp Merkezimize Ebe, Hemşire, Sağlık Memuru, ATT ve Bayan Röntgen Teknisyeni aranmaktadır. 0.554.509 56 99

ACİL Kundu Sultanbazar AVM'de çalıştırılmak üzere bay temizlik elemanları alınacaktır 0.530.566 28 20

ACİL halkla ilişkilere bayanlar 0.312.418 90 82

BAYAN temizlik elemanı 0312.215 44 44

FETHİYE'de çalışmak üzere, İyi derece ingilizce bilen ekip çalışmasına uygun pratisyen hekim aranmaktadır. 0.533.616 28 78

BİLGİSAYAR, Ofis Programları ve Logo iyi derecede kullanabilen bayan eleman aranıyor 0.312.309 65 68

ELEKTRİK usta ve kalfa, alınacaktır 0.242.346 45 54

BAYAN sekreter aranıyor. 0312.386 26 87

Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

4. Çeyrek Büyüme Verileri, 2010'da Ne Kadar büyüdük

Bu hafta Açıklanacak büyüme rakamları yüzde 8'in üzerinde olması bekleniyor.. toplamda olan büyümemizin dünyada ilk 3 e girecek durumda oldugu acıklandı. Ali babacan büyümenın topplamda yüzde 8'in üzerinde olabileceğini ve dünyada dikkat cekecegini söyledi..
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Cazibe Merkezinin Adı İnevia Oldu

Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Şen, yarışmaya 650 civarında isim önerildiğini söyledi. Şen, "Yarışmamıza sadece ilçe halkımız değil, Bursa'nın diğer ilçeleri ve Bozüyük'ten de katılım oldu. Bu anlamda heyecanımız bir kat daha arttı" dedi.
Şen, uzun zamandan beri cazibe merkezi olarak anılan alışveriş merkezinin isminin bugünden itibaren 'İNEVİA' olarak belirlendiğini ifade etti. Yarışmanın birincisi olan Muharrem Polatdemir, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi aldığı için törene katılamadı. Şen, Polatdemir'in arkadaşı Alaattin Kırcalı'ya bin 500 TL'lik ödülü takdim etti.

Kaynak: http://www.bursadabugun.com/inegol-un-en-buyuk-avm-sinin-ismi-inevia/haber/17399/#ixzz1HzykegkB
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Tatlı Alanlarda Para kazandıran İşler

Yatırımcıların hem midesine hem de cebine hitap edecek fırsatlar Anadolu başta olmak üzere potansiyel girişimcileri bekliyor. En az 5 bin, en çok 250 bin lira yatırımla yapılacak 'en tatlı' iş fikirleri

Tatlı tatlı' para kazanmak isteyenler için elma şekerinden macuna, çikolatalıya kadar de iş fırsatları var. En az 5 bin TL, en çok 250 bin TL yatırımla bayilik alarak gireceğiniz bu işler, hem keyif hem de yüksek kar marjı vaad ediyor. Akşam Ekonomi, sadece çiçeği burnunda girişimciler için değil, bu işe girmek isteyenleri de ‘tatlı' karıyla cezbedecek 10 iş fikrini bir araya getirdi...

Kar marjı yüzde 150!
ELMA Sarayı'nda fiyatları 50 kuruşla 3.5 TL arasında 11 çeşit ürün satılıyor. Firma stand bedeli dahil 15 bin TL'ye bayilik veriyor. Yatırımcıdan öncelikli istekleri işi sahipleniyor olmaları. Şu anda 9 bayisi olan firma, tüm Türkiye'den bayilere sıcak bakıyor, AVM veya AVM dışı ayrımı yapmıyor. Yatırımcıya, stand 20 günde hazırlanıp anahtar teslim olarak veriliyor

'Bebeto eğlence Adası'na giriş bedava!
TEMELLERİ Kervan Gıda tarafından atılan franchising sistemi Bebeto Eğlence Adası, hem kendine özgü ilk konsept şekerci olması ile hem de sunduğu imkanlarla farklılık yaratıyor. Türkiye çapında hizmet veren Eğlence Adası'nın yurtdışında da franchise vererek, 2010 sonuna kadar dünyada toplam 30 noktaya ulaşması hedefleniyor. Giriş bedeli talep edilmeyen franchise'a standın büyüklüğüne göre kurulum ücreti olan 10-14 bin TL ödeyerek başlamak mümkün. Konseptte, Kervan Gıda'nın desteği ile minik tüketicileri sevindirecek sürpriz aktiviteler de dönemsel olarak düzenleniyor.

Minimum 5 bin TL'lik alım şart
DÜNYACA ünlü Belçikalı çikolata markası Neuhaus, özellikle Anadolu’daki büyük şehirlerde yeni yatırımcılara fırsatlar tanıyor. Neuhaus Genel Müdürü Serkan Bayoğlu, 'Neuhaus hem kalitesiyle hem fiyatıyla çok özel bir ürün. Dolayısıyla bayilik verirken çok seçiciyiz. Neuhaus’u isteyen yatırımcıların perakende sektöründen deneyimli olması bizim için önemli bir gösterge' diyor. Bursa, Antalya, Gaziantep, Kayseri gibi illerin potansiyel barındırdığını söyleyen Bayoğlu, “Biz isim hakkı bedeli istemiyoruz. Ancak satış noktasının bizim istediğimiz şekilde dizayn edilmesi ve minimum 5 bin TL’lik alım yapmasını şart koşuyoruz' diye konuşuyor.

Hazırlaması 1 dakika!
OTOMOTİK mini donut makinesi ile standlarda, cornerlarda, 1 dakikadan daha az süre içerisinde dondurma hazırlayıp, bunu soslarla süsleyip satmak mümkün. Fornetti, tüm işletme organizasyonunu ve ürün teminini sağlıyor. İstenen bayilik bedeli ise KDV hariç 23 bin TL.

'Sihirli Elmalar' standı 15 bin dolar
ÜZERİ karamel, çikolata, kuruyemişle kaplı elmalar sadece küçüklerin değil yatırımcıların da iştahını kabartıyor. Sihirli Elmalar, stand ve dükkan formatında bayilik veriyor. İki farklı stand modelinin bayilik bedeli KDV hariç 15-18 bin dolar arasında değişiyor. Sihirli Elmalar’ı dükkanda satmak isteyenler için de bayilik fırsatı var. Sizden istenen dükkan büyüklüğünün minimum 15 metrekare olması. Franchise bedeli de dahil anahtar teslim dükkanın bedeli ise KDV hariç 40 bin dolar. Sihirli Elmalar’ın adet fiyatları ise özelliğine göre 5-15 TL arasında değişiyor.

Macun da var pamuk şekeri de!
MACUN, pamuk şeker, elma şekeri gibi geleneksel tatları yeniden yorumlayan Ankara merkezli Binşan Şekerleri, tüm Türkiye’de kendine bayiler arıyor. Ürün gamıyla özellikle çocukları hedefleyen Binşan Şekerleri, AVM’lerde büyümek istiyor. 'Ben bu işi yaparım' diyenlerin ise 15 bin doları gözden çıkarması gerekiyor.

30 bin TL'ye 'Romma' dondurması
YARIM asırlık Roma dondurması tarzını hızlı dondurma satışı konsepti ile buluşturan ROMMA, tüm Türkiye’ye taşımak için ülke çapında yatırımcılar arıyor. Romma’da dondurmanın yanında, sütlü tatlı, pasta gibi ürünlerin cafe konseptinde müşterilere sunuluyor. Satılan ürünlerin ortalama kar marjı yüzde 115 olarak ifade ediliyor. Romma’nın yatırım maliyeti ise 30 bin TL olarak belirlenmiş durumda.

Tarchy'i 5 TL'den günde 100 kişiye satıyor
CAN Öziş ve nişanlısı Nurtaç Ateş, ilk kez Dubai de yiyerek, beğendikleri tarçınlı tatlıyı Türkiye’de kendi Ar-ge çalışmaları ile TARCHY markası haline getirdiler. Sermayesiz başladıkları faaliyetlerine şimdi franchise verdikleri şubeleri ile büyüyerek devam ediyorlar. İstanbul’da Paladyum, Kanyon ve Optimum alışveriş merkezlerinde stantlarda satılan TARCHY, İstanbul’dan sonra İzmir ve şimdi Malatya’da verdiği franchise ile Anadolu’ya açılarak Türkiye’ye yayılıyor. Franchise bedeli ise 40 bin TL.

Amerikalı 'Frutation' için 200 kişi sırada
ABD'Lİ Frutation'ın Türkiye'ye getiren Çiçeksepeti.com'un kurucusu Emre Aydın, 'Hedefimiz beş yılda 40 mağazaya ulaşmak' diye konuşuyor. Daha şimdiden bayilik teklifi isteyenlerin sayısının 200'e ulaştığını anlatan Aydın, 'Fiyatlar 29-450 TL arasında değişiyor' diyor. Bayilik için 250 bin TL ödemek gerekiyor.

25 bin dolara Tatlıcı Tombak açabilirsiniz
GEREK paket servis ağırlıklı çalışan 'Tatlıcı', gerekse elit bir cafe olarak çalışan 'Plus' tipi işletme alternatifleri mevcut. Ürünler merkezden sabit kar marjıyla temin ediliyor. Eğitim, denetim, açılış desteği veriliyor. Tatlıcı Tombak franchise giriş bedeli 25 bin dolar olurken, potansiyel bayilerin toplam yatırım bedeli 60 bin doları buluyor.

Aylin LÖLE - Akşam Gazetesi



Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Girişimciye İş fikirleri, Kazandıran İşler

İş fikirleri yeni dünya ile genişliyor, iş alanları artıyor. Geleceğin favori işleri de günden güne farklılık gösteriyor. Geçtiğimiz 10 yılın gözdeleri artık tarih oluyor. İşte ekotrent.com sitesinin haberi yıldızı parlayacak 42 iş önerisini gündeme getiriyor. “Nasıl bir dükkan açarsam kaç lira kazanırım” diye merak edenler bu haberi okumadan geçmesin.

1- İş fikri: 5 boyutlu sinema: Son zamanlarda 5 boyutlu sinema salonları yatırımcıların yüzünü güldüren bir iş modeli olarak dikkat çekiyor. Görüntüdeki derinlik algısının yanı sıra sert esen rüzgar veya bir anda salonu basan sisle izleyiciyi filmin içine alan 5 boyutlu sinema, gerçekçi efektleriyle yatırımcısıyla birlikte ziyaretçisini de mutlu ediyor. Ortalama 250 bin dolar seviyelerinde olan yatırım maliyetine karşılık aylık en az 15 bin lira kazanç sağlayan 5D sinema, önümüzdeki dönemlerde eğlence harcamalarından daha büyük pay almaya aday.

2- İş fikri: Funpark: Türkiye’nin çeşitli illerinde altı noktada yer alan Funpark da bu işe ilgi duyanlara yeni bayilikler veriyor. 5D sinema işletmeciliği yapılabilecek uygun yerler, başta alışveriş merkezleri ve yoğun yaya akış trafiği bulunan caddeler de bayilik verecek olan Funpark, yatırımcıdan franchising bedeli almıyor. Film desteği verdiği girişimcilerine bir yıl garantili teknik servis, montaj ve kurulum da sağlayan Funpark, aylık minimum 15 bin lira kazanç vaat ediyor.

3- İş fikri: Simülatör Makine Prodüksiyon: Simülatör Makine Prodüksiyon, artan ilgi ve yatırım maliyetlerinin kısa sürede karşılandığını gören pazara adım atan isimlerden biri. Genel Müdür Mustafa Mertcan, henüz yeni bir iş modeli olmasına rağmen şu anda bu işle ilgilenen 50’nin üstünde çok boyutlu sinema salonu olduğunu kaydediyor. Simülasyon ve sanal gerçeklik teknolojilerine yatırımların gelecek dönemde artacağını öngören Mertcan, 6 kişilik bir 5D sinemanın en az 150 bin dolarlık bir maliyeti olduğunu söylüyor. Mertcan, bayilik için teknik destek, montaj ve kurulum hizmeti de verdiklerini iletiyor.

4- İş fikri: Fatura kuyruklarına son: Bir zamanlar elektrik, su, doğalgaz gibi faturaları ödemek için bankada kuyruğa girmek zorunda kaldığımız dönemler tarih olmaya başladı. Keza banka kuyruklarının yerini fatura tahsilat noktaları almaya başladı. Fatura tahsilatı ödeme noktaları aslında dünyada çok yaygın bir sistem.

5- İş fikri: Garanti Online Fatura: Garanti Online Fatura (GOF), franchise açmak isteyenlere sunduğu 24 aya varan taksit olanakları sunuyor. 2011 sonuna kadar şube sayısını ise bine çıkarmayı hedefliyor. GOF Genel Müdürü Tarık Yılmaz, “Finansal durumu yeterli olmayanlar için de cazip bir yatırım paketi oluşturduk. 5 bin dolarlık franchise bedeli ile bankacılık destekleyici hizmetleri, fatura ödemeleri, D-Smart, TTnet ve diğer bazı ödemeleri içeren bu paketle işinizi kurabiliyorsunuz” diyor.

6- İş fikri: Kredixshop: Şu an 35 ilde 350’yi aşkın Kredixshop ödeme noktası bulunuyor. Bütün işlemler Kredixshop’un özel sistemi üzerinden online olarak yapılıyor. Franchise giriş bedeli proje ve lokasyona göre değişiyor. Standart KredixShop açmanın giriş bedeli 6 bin lira + KDV. Ayrıca 15 bin liralık teminat mektubu alınıyor. Bayinin aylık cirosu yerine ve iş hacmine göre 3 bin ile 80 bin lira arasında değişiyor.

7- İş fikri: Sağlıklı yaşam ve zayıflama: Sağlıklı yaşam ve zayıflama Sağlıklı yaşam, son yılların en hızlı büyüyen pazarı. Henüz bakir olan bu pazarın yılda yüzde 500 oranında büyüdüğü belirtiliyor. Türkiye’de 20 milyon kadın bu pazarın hedef kitlesi. Türkiye’de yeni yeni büyümeye başlayan sağlıklı yaşam sektörünün ABD’deki cirosal büyüklüğü 100 milyar dolar civarında. Uzmanlar önümüzdeki beş yıl içinde bu pazarın dünyada 1 trilyon dolarlara ulaşacağını öngörüyorlar.

8- İş fikri: Neobodica: Güney Kore medikal ve kozmetik buluşlarının, Avrupa’da tüketicilere sunulması için kurulmuş bir zincir sistemi. Bostancı, Maltepe ve Göztepe’de merkezleri olan şirket, Türkiye’nin her yerine franchise verecek. 150 bin lira yatırım maliyeti yapılması gerekirken, 13-14 bin lira işletme gideri bulunuyor. Evlerin yoğun olduğu bölgelerde yatırım yapılması önerilirken yatırımcının aylık kazancı 30-40 bin lirayı buluyor.

9- İş fikri: Footbreak: Sağlıklı yaşam pazarında faaliyet gösterecek olan Footbreak, Tai ayak masajı ile gevşemeyi sağlayan çayların satıldığı cafe konseptinden oluşuyor. Dünyada bir ilk olan bu konsept ile insanların streslerinden arınmalarının sağlanması hedefleniyor. Yurt içi ve yurt dışında zincirleşme planları olan marka, İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Antalya ile yurtdışında Rusya ve Almanya’da franchise vermeye hazırlanıyor. 100-120 bin dolar yatırım maliyetine karşılık aylık kazancın da 40 bin doları bulacağı belirtiliyor.

10- İş fikri: Ota Güzellik Merkezi: 1996 yılında Ota Tıp merkezi yöneticiliğine başlayan Tülay Akvardar, aynı yıl Ota Tıp Merkezi bünyesinde hizmete başlayan güzellik ve estetik hizmetlerini Ota Güzellik Merkezi adı altında farklı bir merkezde toplamış. Marka, Türkiye genelinde franchise veriyor. Bu merkeze ihtiyaç duyan insanların kolay ulaşabilecekleri yerlerde açılması planlanan merkezlerin minimum yatırım maliyeti 500 bin dolar. Aylık kazancın ise 30 bin dolar civarında olduğu belirtiliyor

11- İş fikri: Sigarayla terapi savaşı: Sağlıklı yaşam bilincinin yükselmesi ve restoran, cafe gibi kapalı alanlarda yasaklanmasıyla artan sigara bırakma merkezleri yeni girişimlerin de adresi oldu. Sigara bırakma terapilerinin yanı sıra, bitkisel ilaçlarla da hizmet veren bu merkezler başarısına göre ayakta kalabiliyor.

12- İş fikri: Mora Terapi ve Biorezonans Tedavi Merkezi / Mora Terapi: Sigara bırakma hizmeti alanında terapi hizmeti veren Mora terapilerini Neosante bünyesinde oluşturuyor. Yatırım maliyetinin, 75 bin ile 100 bin lira arasında değiştiğini kaydeden Mora Terapi Merkezi Genel Müdürü Dilşad Çelebi Işık, aylık kazançlarının ise minimum 25 bin lira olduğunu kaydediyor. Başvuru için: 0216 450 60 20 Biorezonans Tedavi Merkezi – Dört yıl önce Dr. Sümer Zeynep Karabey tarafından Türkiye’ye getirilen Bicom adlı cihaz sigara bırakma hizmeti sunmak isteyen doktorlara veriliyor. Karabey, yatırım maliyetinin 50 bin lira olduğunu ve bu rakamın 3 ay gibi bir sürede geri kazanıldığını ifade ediyor

13- İş fikri: Kargolar da otomata girdi: Otomat belki de son yılların en hızlı büyüyen iş sahalarından biri. Ancak artık büyük montanlı işlerin de otomatlar üzerinden yürümeye başladığını görüyoruz. Örneğin, ilk olarak PTT tarafından kısa bir süre önce hayata geçirilen kargomatikler de girişimcilerin önünde yeni bir iş fırsatı olarak duruyor.

14- İş fikri: Kargomatik: Henüz çok yeni bir sistem olan kargomatikler sundukları düşük maliyet, 24 saat gönderileri teslim ve alımına imkan veren çözümüyle başta kargo şirketleri olmak üzere bireysel girişimcilerle hızla yayılacağa benziyor. 34 bin lira tutarında olan kargomatikler, gönderileri sahiplerine cep telefonu veya e-maille haberdar edip verdiği şifre ile istenilen zaman ve günde alıcı tarafından teslim alınmasını sağlıyor.

15- İş fikri: Yeni ve farklı bir kiosk modeli: Mobil Kafe” Mobil büfe kavramıyla aslında ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) başlattığı bir girişimle tanışmıştık. Çay bahçelerinin yerini mobil büfeler almaya başlamıştı. İçerisinde sıcak-soğuk içecekler, sandviç, simit ve tatlı çeşitlerinin bulunduğu bu büfeler girişimciler için de bir ilham kaynağı oldu.

16- İş fikri: Hotstop: Örneğin ‘Hotstop’ adı verilen yeni bir girişim yine kiosk benzerinde ancak yenilikçi bir mobil kafe projesi… Hotstop’larda demleme çay ve kahve kültürünün lezzet beklentileri özellikle dikkate alınmış. Bu yılsonuna kadar İstanbul’da 25 noktaya ulaşılması hedefleniyor. Franchise bedeli her şey dahil, 40 bin Euro+KDV. Hotstoplar günlük 350 lira ile bin 500 lira arası ciro yapıyorlar. Yeni açılan yerlerde başlangıçta 250-300 lira seviyesinde olan cirolar çok kısa bir süre içinde 400-500 liranın üzerine çıkabiliyor.

17- İş fikri: Portabal Büfe & Kiosk: Arıhan Arıcılık Ltd Şti tarafından geliştirilen ve hem tasarım hem de isim patenti alınan portakal şeklindeki ‘Portabal Büfe & Kiosk’larda her türlü açık alanda, hava koşullarında hizmet vermeniz mümkün oluyor. Yatırım 8 ile 10 bin lira arasında değişiyor.

18- İş fikri: Çay Çen: Nete Sanayi tarafından oluşturulan Çay Çen, 24 saat taze çay satan bir konsept. Çay servisine ek olarak yanında; katmer, soğuk sandviç, tatlı grubu, soğuk içecek grubu ve bitki çayları olacak. Türkiye genelinde 40 franchise verilmesi planlanırken AVM’ler, dinlenme tesisleri, üniversiteler, parklar, sahiller, açık alanlar bu yatırımın yapılması için uygun alanlar oluyor

19- İş fikri: Özel günlere çikolata ve meyve çiçekleri: Bir işin başarılı olabilmesi içininovasyon şart. Örneğin, özel günlerde klasik hediyeler arasında sayabileceğimiz ‘Çiçek mi çikolata mı?’ ikileminde kalıyorduk. Bu boşluğu gören firmalar inovatif bir fikir ortaya koydu ve son yılların en moda girişimlerinden biri olan çiçek görünümündeki meyve sepetlerini yarattılar. Bu girişimin özellikle tüketici tarafından tercih edildiğini görüyoruz

20- İş fikri: Frutation: Frutation’ markası için franchising verecek girişimciler arıyor. Öncelikli olarak İstanbul’da yer almak üzere, İzmir, Antalya, Adana gibi potansiyeli yüksek illere franchising verilecek. Franchise’lardan giriş bedeli olarak 30 bin dolar alınıyor. Mağazayı açmak için harcanması gereken toplam tutar ise 200 bin lira ile 250 bin lira arasında değişiyor

21- İş fikri: Bonnyfood: Bonnyfood kek, kurabiye, çikolata ve meyvelerden çiçekler üreten bir şirket. Tasarlanan çiçek buketleri özellikle doğum günü, yıldönümü gibi özel günlerde hediye olarak tercih ediliyor. Yaklaşık 100 bin ile 120 bin dolar arasında kurulum maliyetine ihtiyaç duyuluyor. Aylık ortalama 70 bin ile 100 bin lira arasında ciro hedefleniyor.

22- İş fikri: Modernleşen seyyar arabaları: Artık kendi işini kurmak isteyen yatırımcılar sabit bir dükkânda bulunup, bu mekânın kira bedelleri gibi giderlerin planlamasını yapmak durumunda değiller. Farklı ve çeşitli iş fırsatları gün geçtikçe çoğalıyor. Yiyecek arabaları da bunlardan biri. Buna örnek olarak pilav arabalarını verebiliriz. Örneğin pilav, özel tasarım araba zincirleriyle yeni bir boyut kazandı.

23- İş fikri: Bir yudum hijenik su için: Hijyen sağlayan ürünlere bu anlamda son yıllarda oldukça hatırı sayılır bir talep var. Zira damacana suyun ekonomik olmaması nedeniyle artık tüketiciler ev ve işyerlerinde su arıtma cihazlarını tercih etmeye başladı. Bu alanda pazarın hızlı bir şekilde büyüyeceği tahmin ediliyor.

24- İş fikri: Ozmagic: Bu ürünlerden biri olan ‘Ozmagic’, bu pazarın yeni oyuncuları arasında karşımıza çıkıyor ve bayilik için de girişimcilere fırsat sunuyor. ‘OzMagic’, musluklara takılarak ozonlu su üretme aracılığıyla sterilizasyon yapan bir ürün. Ürünün Türkiye distribütörlüğünü ise Özcanoğlu Dış Ticaret üstlenmiş. Bayinin peşin mal alımlarını karşılayabilecek kadar işletme sermayesinin olması gerekiyor. Bu miktar sipariş bazında çalışıldığında 500 ile 1000 Euro arasında değişiyor.

25- İş fikri: Zet Group: Yeni nesil tasarruf ürünleri sunan Zet Group, ‘Tordes’ adlı ürünüyle mineral açısından zengin ve sağlıklı içme suyunu ev ve işyelerinde tüketiciye kendisinin üretmesi olanağını tanıyor. Bayinin bölgesinde yapacağı reklamlarda ayrıca maddi destek de sağlanıyor. Bayilerin elde edeceği ciro performansa dayalı olarak değişirken ortalama aylık ciro 8 ile 12 bin lirayı buluyor. Kâr marjı bayilik sisteminde yüzde 47 civarında. Ayrıca ciro üzerinden herhangi bir bedel alınmıyor.

26- İş fikri: Takı ve aksesuardaki fırsatlar: Takı ve aksesuar sektörünün Türkiye’deki pazar büyüklüğü markasız ürünlerle birlikte 500 milyon lirayı buluyor. Türkiye’de son dönemde markalaşmanın hızlandığı bu sektörde yüzde 300 kar marjlarının olması yatırımcısının iyi bir kazanç elde etmesini sağlıyor.

27- İş fikri: Black & White Accessories: Black & White Accessories kadın dünyasında eksikliği hissedilen aksesuar ürünlerini satış stratejilerine uygun olarak tasarlanmış mağazası ile tüketicilere ulaştırıyor. Marka bu amaçla anahtar teslim franchising veriyor. 30-35 metrekarelik bir mağaza için toplam yatırım bedeli 50 bin lira oluyor. Kâr marjı yüzde 200-300 aralığında olurken aylık 15 bin lira ciro yapılabiliyor. Bunun 8-9 bin lirası da yatırımcıya kâr olarak kalıyor.

28- İş fikri: Jeune&Belle: Şirket franchise ücreti, cirodan yüzdelik pay ve reklam katılım payı almıyor. Jeune & Belle mağazasına sahip olmak için hareketli bir cadde veya alışveriş merkezinde 40-50 metrekarelik mağaza kiralamak gerekiyor. Yatırımın tutarı 80-100 bin lira arasında değişiyor. Bu maliyetin yüzde 50’sini nakit kalanını ise 150 gün vade ile ödemek mümkün. İşletmelerin kar marjı yüzde 250’leri bulabiliyor.

29- İş fikri: Büfeciliğin yeni yüzü: Geçmişte merkezi yerlerde köhne, küçük dükkanlar şeklinde faaliyet gösteren büfeler son yıllarda modern, lüks bir tarza büründü. Özellikle son iki yılın revaçta işlerinden biri olan modern büfecilikte neredeyse her gün yeni markalar çıkmaya başladı. Büyümeye çok açık bir pazar olan modern büfecilikte şu anda var olan markalar pazarın sadece yüzde 25’ini kullanıyorlar. Büyüme gerçekleştikçe pazardaki rekabetin artması, kurumsallaşan ve işini iyi yapan markaların ön plana çıkması bekleniyor.

30- İş fikri: Marmaris Büfe: Marmaris Büfe, alışveriş merkezlerinde açılan ilk yerli fastfood markası olma özelliğini taşıyor. 20’nin üzerinde şubesi olan marka, franchise zincirini genişleterek, Ankara, İzmir ve Antalya dışında franchise sayısını 30′a ulaştırmayı hedefliyor. Franchise alacak yatırımcıların 50-60 metrekarelik dış bahçesi olan 100-150 bin lira arası yatırım yapması isteniyor. Kar marjı ise yüzde 20-30.

31- İş fikri: Bambi Cafe: Bambi Cafe İstanbul’daki 17 şubesiyle faaliyet gösteriyor. 2011 yılından itibaren İstanbul ve büyük iller ile nüfusu 60 binin üstündeki ilçeler için franchise verilmesi planlanıyor. Bambi Cafe açmanın maliyeti franchise bedeli hariç 100-200 metrekarelik bir mekan için ortalama 300-400 bin lirayı buluyor. İlk 3-6 ay arasında kâr etmesi beklenmeyen işin şubenin konumuna göre yatırımcısına yıllık 200-800 bin lira kazanç sağlayacağı belirtiliyor.

32- İş fikri: Etiler Marmaris Büfe: En hızlı büyüyen modern büfe markalarından biri olan Etiler Marmaris Büfe, bugün 40 mağazalık bir zincire dönüştü. İstanbul Bakırköy’deki yeni genel müdürlüğünde yeni bir yapılanma içerisinde olan Etiler Marmaris Büfe, önümüzdeki yıl sonuna kadar 60 şubeye ulaşmayı planlıyor. Yatırım maliyeti 50-70 metrekarelik mağazalar için anahtar teslimi 75 bin dolar, giriş bedeli ise 25 bin dolar. Kâr marjı yüzde 25-30 civarında.

33- İş fikri: Çevreye duyarlı eko temizleme: Sektörde uzun yıllardır boy gösteren geleneksel kuru temizleme işletmelerinin yanı sıra sayıları 20’yi bulan zincir şirketler de faaliyet yürütüyor. Hem de her geçen gün performanslarını daha da artırarak. Sektöre getirilen AB standartları çerçevesinde üç yıl önce ikinci el makine ithalatı yasaklandı.

34- İş fikri: Eco Dry: Yönetim Kurulu Başkan’lığını Şahin Akdoğan’ın yaptığı şirket, İspanyol Unisec şirketinin Türkiye temsilcisi. 13 ve 19 kg boyutlarındaki Unisec makinelarında bulunan karbon filtresi çevresel koruma sağlıyor. Tüm mimarlık ve eğitim çalışmaları verilmek suretiyle asgari 70 metrekarelik bir Eco Dry bayiliğini 60 bin Euro’ya kurmak mümkün. Şirket, ilk yıl franchising bedeli almıyor

35- İş fikri: Kurumsal emlakçılık: Son yıllarda konut sektörünün hızlı bir gelişim içerisine girmesiyle gayrimenkul danışmanlığı konusunda hizmet veren şirketlere daha sık rastlar olduk. Gayrimenkul danışmanlığı, hem profesyonel anlamda danışmanlık hizmeti verirken hem de gayrimenkul kiralama ve satışı hizmetlerini bir arada sunan kapsamlı bir iş modeli. Bu anlamda pek çok kurumsal şirket bayilik ağlarını büyütüyor.

36- İş fikri:Arthur&Miller Real Estate: Franchise giriş bedeli olarak yıllık 3 bin dolar isim hakkı talep ediliyor. Girişimci adayı, franchise giriş bedelini, yaptığı sözleşmenin süresine göre yıllara yayarak ödeyebiliyor. Ayrıca franchise’dan aylık 750 lira hizmet bedeli alınıyor. Standart bir gayrimenkul ofisi için öngörülen yatırım miktarı ortalama 15 bin lira

37- İş fikri: Turyap: Turyap’tan bayilik alıp emlak danışmanlığı yapmak isteyenler öncelikle bir haftalık eğitimden geçiriliyor. Tapu, imar bilgiler, pazarlama ve iletişim eğitimlerini verildiği girişimciler isim hakkı bölgeye göre değişiyor. ancak hizmeti bedeli 110 dolar + KDV.

38- İş fikri: Coldwell Banker Türkiye: ABD’de marka değeri en yüksek gayrimenkul şirketi olarak bilinen Coldwell Banker Türkiye’de de yeni bayiliklerle büyüyecek. Şu an 20 olan franschise sayısını üç yıl içinde 150’ye taşımayı planlayan Coldwell Banker, özellikle Marmara bölgesinde bayiliklerle veriyor. Coldwell Banker’ın bayisi olmak için ilk aşamada ödenecek franchise bedeli ise 15 bin dolar civarında.

39- İş fikri: Tavukçuların büyümesi hız kesmiyor: Fast food sektörü küresel krizden etkilenmeyen sektörlerden biri olarak oldukça dikkat çekmişti. Çoğu sektöre işten çıkarmalar, finansal krizler baş gösterirken hepimiz fast food sektöründe ciroların arttığına şahit olduk. Yabancı zincirlerin Türkiye pazarına girmesiyle fast food sektöründe artık tavuk firmaları hızla şubeleşiyor.

40- İş fikri: Wienerwald: Küresel krizin yaşandığı 2009 yılında açılan Alman piliç çevirme markası Wienerwald, Türkiye’de hızla büyüyor. Wienerwald Express konsepti için ortalama yatırım maliyeti 230 ile 260 bin lira arasında değişiyor. Yatırımcıdan franchise giriş bedeli alınmıyor. Ancak ciro üzerinden aylık yüzde 2 royalty bedeli alınıyor. Bir franchise aylık ortalama 80 ile 90 bin lira arasında ciro elde edebiliyor.

41- İş fikri: Tavvuk: Keskinoğlu, 2,5 milyon dolar harcayarak kurduğu ‘Tavvuk Restaurant’a franchise vererek Türkiye’nin tüm illerine yayılmayı planlıyor. Şirket, 2012′ye kadar 200 restoran açarak binden fazla kişiye istihdam sağlamayı, 2015 yılına kadar ise 500 şubeye ulaşmayı hedefliyor. Franchise ücretinin 30 bin lira olduğu ifade ediliyor. Şirket franchising vermeye en kısa zamanda başlayacak.

42- İş fikri: Yarışmalar dans kurslarının yıldızını parlattı: Tan Sağtürk Dans Okulu İstanbul, İzmir, Samsun, Trabzon, İzmit olmak üzere beş ilde 8 okulla faaliyet gösteren Tan Sağtürk Dans Okulu da şubeleşerek büyüyen kurslardan. Başvuru İçin: 0212 296 83 61 Burçin Orhon Dans Kursu Son yıllarda yoğun iş temposu ve stresten uzaklaşmak isteyenlerin tercih ettiği dans kursları da girişimcilerin gözdesi oldu. . İrili ufaklı pek çok girişimin devreye alındığı dans kurslarının önde gelen isimlerinden biri olan Burçin Orhon Dans Kursu, bu ilgiye karşılık şu günlerde bayilik verme konusunda çalışmalarını sürdürüyor.



Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Cabuk Şarj Olan Piller

Şarj olması saatler süren piller, iki dakikada şarj olsa nasıl olurdu? Bu hiç de uzak olmayabilir. University Illinois Urbana-Champaign'den üç araştırmacı, lityum iyon pillerin 6 saat yerine iki dakikada dolmasını sağlayacak bir nano-yapı üzerinde çalışıyorlar. Araştırmacılar, yaklaşımlarında bir kondansatörden faydalanıyorlar. Kondansatörler, yüksek miktarda elektrikle hızlı bir şekilde şarj olabiliyorlar. Piller ise içlerindeki kütle nedeniyle şarjı kısmen tutuyor, ancak yavaş şarj oluyor.


Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

e ticaret kazanclarına vergi düzenlemesi gelıyor

tüketim vergileri mal ve hizmetlerin satisi üzerinden hesaplanir. Katma Deger Vergisi (KDV) mal ve hizmet ticareti üzerinden tarhedilen önemli bir tüketim vergisidir. Günümüzde KDV, elektronik ticaret açisindan çözüme ulasilmasi gereken öncelikli bir konu durumuna gelmistir.

Yürürlükteki haliyle KDV elektronik ticaret (e-ticaret) üzerinde hayli etkin bir konumdadir. Ancak, yine de uluslararasi islemlerde uygulanabilirligini artirmak için KDV Kanunu'na bazi ekleme ve düzeltmelerin yapilmasi kaçinilmazdir. KDV'nin tarh edilmesi ve tahsilinin temini için düzenleyici adimlar atilmalidir. Bu yazimizda e-ticaret üzerinden alinmasi gereken KDV'nin tarh, tahakkuk ve tahsili amaciyla Devletler tarafindan alinmasi gereken tedbirlere yer verilecektir.

KDV'nin Tarh ve Tahakkuk Sorunu
Küresellesme olgusunun yasandigi günümüz dünyasinda hiç bir ülke tek basina hareket edemez. Özellikle çifte vergilendirmenin veya hiç vergilendirmemenin sözkonusu oldugu tüketim vergileri üzerinde devletler arasi mutlak bir uzlasinin saglanmasi gerekmektedir.

KDV, Avrupa Birligi'nde uygulanan bir tüketim vergisidir. Avrupa Birligi ülkeleri e-ticaret üzerinden KDV hususunda esgüdümlü hareket etmek suretiyle gerek OECD ülkeleri gerek diger ülkeler ile birlikte çalismalara baslamislardir. Ekim 1998 tarihinde OECD ülkeleri Bakanlari düzeyinde yapilan Ottowa Konferansinda bir takim tedbir ve ilkeler belirlenmistir.

Ottowa Konferansinda yapilan görüsmeler sonucunda,

i- KDV'nin tüketimin yapildigi yerde tahakkuk ettirilecegi, ii- Gümrük Vergileri ve KDV açisindan dijital ürünlerin fiziki mal olarak kabul edilmeyecegi, (Dijital ürünlerin hizmet olarak kabulü gümrük vergisinin uygulanamayacagi anlamina gelmektedir.)önerilerinde bulunulmustur. Devletler açisindan önem arzeden konular ise, tüketim yerinin bir taniminin bulunmayisi ve e-ticaret üzerindeki KDV'nin tarh ve tahakkuk usul ve esaslarinin tam olarak ortaya konulamamasidir.

Modernizasyon Çalismalari: E-ticaretin gelismesiyle beraber vergileme yeri kurali yeniden sorgulanmaya baslanmistir. Uluslararasi hizmet sunumlarinin son derece sinirli oldugu, yalnizca fiziki mallarin ithalat-ihracat islemlerine konu oldugu 20 yil evvel belirlenmis olan vergileme yeri kavrami erozyona ugramistir. Gelecekte hizmet sektörünün büyük bir gelisme gösterecegini tahmin edemeyen devletler tarafindan su an bireylere çok kolay bir sekilde ulasilan uluslararasi hizmetlerin vergilendirilmesi konusunda güçlüklerle karsilasilmistir.

Temel vergilendirme yeri kurali geregi hizmetler sunumu yapan kimsenin ülkesinde vergilenecektedir. Fakat oldukça az bir hizmet grubu bu kural altinda vergilendirilebilmektedir. Bu konuda bir çok istisnanin bulunmasi aslinda hizmetlerin bir çogunun tüketildikleri (yararlanildiklari) ülkede vergilendirilecegi anlamini tasimaktadir. Bu nedenlerden dolayi, yararlanildiklari ülkelerde vergilendirilemeyen hizmetler için kurallarin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Avrupa ülkeleri Maliye Bakanlari dijital ürünlerin arzini KDV açisindan hizmet sunumu olarak kabul etmislerdir. Hatta, bu ülkelerin Maliye Bakanlari uluslararasi anlasmalarla e-ticaretin tüketim yerinde vergilendirilmesi gerektigini belirtmislerdir. Temel vergilendirme yeri kuralinin bu çerçevede yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Genel olarak hizmet sunulmasi durumunda hizmetten yararlanilan ülkede vergilendirilmesi gerektigine iliskin kuralin yalnizca e-ticarete bagli olmamasi gerekir. Bu islemin dogasi geregi geleneksel ticarette de bu kuralin aynen uygulanmasi gerekir.

Tüketim vergileri mal ve hizmetlerin satisi üzerinden hesaplanir. Katma Deger Vergisi (KDV) mal ve hizmet ticareti üzerinden tarhedilen önemli bir tüketim vergisidir. Günümüzde KDV, elektronik ticaret açisindan çözüme ulasilmasi gereken öncelikli bir konu durumuna gelmistir.
E-ticaret Islemlerinin Türleri
KDV yönünden e-ticaret islemleri iki gruba girer:

i- Internet üzerinden siparis edilerek teslim edilen fiziki mallar,
ii- Dijital ürünlerin on-line teslimi seklinde sunulan hizmetler.

i. Internet üzerinden siparis edilen fiziki mallar: E-ticaret üzerinden yapilan islemlerin bir çogu fiziki mallarin teslimi ile sonuçlanir. Yürürlükteki mevzuata göre, KDV mallarin teslim edildigi yerde (ülkelerde) tarh ve tahakkuk ettirilir. Bu açidan fiziki mallarin tesliminde KDV sorunu bulunmamaktadir. Fiziki mallarin ithalinde gümrükten geçis esnasinda gerek gümrük vergilerinin gerek KDV'nin tahsili saglanmaktadir.

ii. Hizmetler açisindan tüketim yeri kurali: Baslica sorun e-ticaret araciligiyla firmalar arasi (B2B) hizmet sunumlari üzerinden hesaplanan KDV'nin tarh ve tahsilinin saglanmasidir. Ayrica firmalardan nihai tüketicilere (B2C) yapilacak hizmet sunumlari üzerinden de KDV'nin nasil tarh ve tahakkuk ettirilebilecegi konusunda büyük sorunlar bulunmaktadir.

Tüketim yeri kurali uluslararasi islem üzerinden vergiyi tarh ve tahakkuk ettirecek ülkenin belirlenmesini saglamaktadir. Ottowa Konferansi'nda kabul edildigi üzere, tüketim vergileri, ancak tüketimin yapildigi yerdeki hizmetler üzerinden alinabilir. Hizmetin dogasi geregi, tüketim yeri kuralinin uygulanmasinda zorluklar bulunmaktadir. Yürürlükteki mevzuat bu konuda düzenlemeler içermekle birlikte özellikle e-ticaret alaninda yapilacak bir takim ilavelerle daha tutarli bir KDV sistemi getirilebilir.

Firmalar arasi islemler (B2B): E-ticaret üzerinden yapilan islemlerin büyük bir çogunlugu firmalar arasinda gerçeklesmektedir. "Reverse Charge" islemleri olarak bilinen yabanci firmalar arasi islemlerde KDV müsteriye yansitilmaktadir. Oysa Ottowa Konferansi ile bu sonuç çelismektedir.

Nihai müsteriye Hizmet Verilmesi (B2C): Günümüzde nihai müsteriye e-ticaret yoluyla verilen hizmet ihmal edilebilir boyutlarda ise de gelecekte teknolojik gelismeler sayesinde bu durumun tersine dönecegi anlasilmaktadir. Yazilim (Software), müzik ve video dosyalarinin yüksek hizlarda transferi mümkün oldukça, e-ticaret yoluyla nihai müsterilere verilen hizmet hacmi ve degeri artacaktir.

Nihai Tüketiciye Hizmet Teslimlerinde KDV Sorunu
Tüketim Yeri Kavrami: Ortaya çikan uluslararasi kanaat geregince, nihai tüketici açisindan tüketim yeri kavrami bireyin ikamet yeri ile özdestir. Bu durum, vergilendirme açisindan bir çok saticinin islerinin kolaylasmasina yol açmistir.

Islemin niteligi: Mallarin tesliminin tersine dijital ürünlerin tesliminde gümrükten geçmek sözkonusu olmadigi gibi islemin gözle görülür (takip edilebilir) bir belirtisi de bulunmamaktadir. Gerçekte, firmalarca islemin kayda alinmasinda ve devlet tarafindan denetiminde de sorun bulunmamaktadir. Ancak, baska bir ülkedeki nihai tüketiciye yapilan satislar bazi sorunlara yol açmaktadir. Aslinda, KDV'nin bireyler tarafindan beyan edilebilmesine, tarh ve tahakkuk etmesine kolaylik saglayan yol ve yöntemler bulunmak suretiyle, anilan sorunlar çözüme kavusturulabilir.

Bireysel tüketicilerin Internet yoluyla ticaret yapmasini gelistiren teknolojik ilerlemeler vergilendirme sorunlarinin artmasina yol açmaktadir. Yürürlükteki mevzuat üzerinde yapilacak düzeltme ve degisiklerle e-ticaretin olumlu yönde gelismesini saglayacak biçimde uyumlastirilmasi gerekmektedir.

Firmalar arasi ticaretin aksine e-ticaret yoluyla nihai tüketiciye verilen hizmetlerin vergisel yönünün hesaplanmasinda tüketimin yapildigi yer ilkesi uyarinca bireysel müsterinin sorumluluklarini yerine getirebilecegi hususu süpheyle karsilanmaktadir. hatta müsterilerin bir çogunun vergilendirmeden haberi dahi olmayacaktir.

Tüketim vergileri mal ve hizmetlerin satisi üzerinden hesaplanir. Katma Deger Vergisi (KDV) mal ve hizmet ticareti üzerinden tarhedilen önemli bir tüketim vergisidir. Günümüzde KDV, elektronik ticaret açisindan çözüme ulasilmasi gereken öncelikli bir konu durumuna gelmistir.
Devletlerce Yapilabilecek Düzenlemeler
KDV'nin tarh ve tahakkukunun kolaylastirilmasi amaciyla, devletler tarafindan asagida belirtilen düzenlemeler yapilabilir.

i- Uluslararasi e-ticaret yapan firmalarin vergiyi tahsil etmeleri ve bireylerin bulundugu yerin vergi idaresine yatirmalari saglanabilir. ii- Uluslararasi e-ticaret yapan firmalarin tahsil ettikleri vergiyi kendi vergi idarelerine yatirmalarinin ardindan bu vergi idaresine verginin transferi saglanabilir. iii- Finansal kurumlar kurmak suretiyle verginin stopaj yoluyla kesilmesine ve bu kuruluslarin ilgili vergi idaresine yatirilmasina aracilik ettirilmesi saglanabilir.

Teknolojinin gelismesiyle birlikte devletlerin verginin tarh, tahakkuk ve tahsil ettirilmesinde ve uygun yöntemi bulmaya çalisacaklari kesindir.
Uluslararasi KDV'de beklenen degisim:
Dünya devletleri KDV konusunda radikal bir degisiklik düsünmemektedirler, ancak ufak degisikliklerle tüketimin gerçeklestigi yerde vergilendirilmenin yapilabilmesine yönelik idari tedbirleri almaya baslamislardir. Diger mal teslimlerinde oldugu gibi elektronik olarak verilen hizmetleri de vergilendirebilen devletlerin önünde asagida belirtilen düzenlemeleri gerçeklestirmeleri gerekmektedir.

i- Hizmetler için temel vergilendirme yeri kurali yeniden gözden geçirilmelidir. ii- Firmalarin veya nihai tüketicilerin yerlesim yerine iliskin olarak vergi kaçirmaya olanak saglayip saglamadigi arastirilmalidir. iii- Firmalar arasi "Reverse Charge" mekanizmasinin kullanimina devam edilmesi hususu gözden geçirilmelidir. iv- Nihai tüketicilere satis yapan yabancilarin muhasebe defter ve kayitlarinin izlenmesi usulleri gelistirilmelidir. v- Ayni veya farkli yerlesim yerinde ayni hizmetten yararlananlara uygulanacak kurallar belirlenmelidir. vi- Is dünyasini vergi sorunlarini çözücü mahiyette sonuçlara ulasmak için desteklemek gerekmektedir.

Bu çerçeveyi biraz daha detaylandirabiliriz. Söyle ki,

Yeni bir kural: Tüketim yeri ilkesi e-ticaret için günümüzdeki temel vergilendirme yeri kurali ile çelismektedir. Çözüm uluslararasi hizmetlerin yararlanildiklari ülkede vergilendirilmesine yönelik yeni bir kural olusturmakla saglanabilir.

Tüketimin tanimi: Firmalar için sunulan birçok hizmetin tüketim yeri bu firmalarin kuruldugu yer addedilmektedir. Yararlanma baska bir ülkede ortaya çiktiginda söz konusu yararlanmanin gerçeklestigi ülkede vergilerin tarh ve tahakkuk edilmesi gerektigine yönelik bir kural konulmasi gerekmektedir. Nihai tüketiciler için ise, tüketim yeri kavrami, bireylerin kalici bir yerlesime sahip olduklari ikametgahlarinin bulundugu ülke olarak belirlenmistir.

"The reverse charge": Firmalar müsterisi olduklari hizmetlerin ithalinde KDV hesaplamaya devam edeceklerdir. Bu olay yabanci firmalarin KDV mükellefiyetini ortadan kaldirmakta ve yerli firmalara karsi rekabet ortamini devam ettirmektedir.

Yabanci firmalarin mükellefiyet tesisi: Karisikligi önlemek için üretici firmalarin mükellefiyet tesisi saglanmak suretiyle on-line KDV ödemeleri gerçeklestirilmektedir. Fakat her hal ve takdirde böyle bir sistemin isleyebilmesi için uluslararasi anlasmalarin yapilmasina gerek bulunmaktadir.

Otomasyonel yazilim çözümleri: Daha etkin bir vergilendirme için, is dünyasina uluslararasi satislari izlemekte kullanilacak siparis izleme süreçlerini gelistirecek yazilimlari kullanmasi tesvik edilebilir. Bu yolla yabanci firmalarin ülke içinde mükellefiyet tesis ettirilmesine gerek kalmayacaktir.
Sonuç
Devletler tüketim yerinde tarh ve tahakkuk eden vergiyi öngören uluslararasi anlasmalar isiginda vergileme yeri kuralini gözden geçirmek zorundadirlar. E-ticaret tarafindan desteklenen ticaretin globallesmesi olayi, yaratilan katma degerin ülkelerce vergilendirilmesi yönünden yalniz baslarina mücadele edebilecekleri bir konu degildir. Dünya çapinda bir düzenleme yapilabilmesi için devletlerin uluslararasi anlasmalar yapmasina gerek bulunmaktadir. Devletlerin KDV'nin teknolojik gelismeler nedeniyle kavrayamadigi e-ticaret islemlerinin uyumlastirilmasi konusunda birlikte çalismalari gerekmektedir.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Pamuk Fiyatları Hangi Yönde Gidecek

plikçilere ve tekstil üreticilerine geçen yıl oldukça zor günler yaşatan pamuğun fiyatında 'hasat' beklentisi başladı.

Spekülatif gelişmeler dolayısıyla bir yıl içinde 2 katına çıkan pamuk fiyatları, çiftçileri de pamuk ekimine yöneltmişti. Dünyada pamuk ekiminin artması, iplikçi ve tekstilcileri beklenti içerisine soktu. Uluslararası piyasalarda, pamuk arzının artması dolayısıyla pamuk fiyatlarında düşüş beklenirken, Türk tekstilciler ise şimdiden 2012 yılı Ocak ayı için '3 dolara' fiyat garantili Amerikan pamuğu sırasına girdi.

Önümüzdeki yıl pamuğu uygun fiyattan almak isteyen tekstilciler, stoklarının belli bir kısmını anlaşmalı pamuğa ayırdı. Şu sıralar '7 TL'den satılan pamukta, üretim artışıyla birlikte fiyat düşüşünün yaşanacağına kesin gözüyle bakan bazı sektör temsilcileri ise, şimdiden bu tür anlaşmaların yapılmasını riskli buluyor. Ekimine bağlı olarak fiyatın daha da düşebileceğine işaret edilirken, tekstil ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin borsalara bağlı olarak hareket etmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

Pamuk fiyatlarındaki spekülatif hareketler dolayısıyla, Türkiye'de artık pamuk yerine 'polyester' kullanımının artacağı görüşüne de dikkat çeken sektör temsilcileri, üretim dolayısıyla Türkiye'nin pamuktan vazgeçemeyeceğini ifade ediyor.

Fikri Kurt: Örmeci de iplikçi de sıkıntılı

Örme Sanayicileri Derneği Başkanı (ÖRSAD) Fikri Kurt, pamuk ekimindeki artışın 2011 sonunda fiyatlarda düşüşe yol açacağına işaret ederek, 2012 yılı Ocak ayı için Amerika 3 dolardan pamuk satmaya başladı bile. Şimdiden Amerika'dan pamuk alımını bağlayan Türk işletmeleri var dedi. Şu anda pamuk fiyatının 7 TL seviyesinde olduğunu hatırlatan Kurt, 3 dolar düşük bir rakam. Yani bu bize gösteriyor ki pamukta eski fiyatlar olmasa bile bir düşüş olacak dedi.

Türk tekstilcilerin düşük fiyat dolayısıyla stoklarını tamamlamaya çalıştığına, dikkat çeken Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: Ancak şu anda iş yok piyasada. Örmeci de iplikçi de sıkıntılı. İş var diyenlerin yaklaşımını yanlış buluyorum. Herkes Türkiye bu konuda kazançlı diyor. Ama öyle değil. Pamuk üretimi 1990'lı yıllarda olduğu gibi 900 bin tonlara ulaşırsa, üretici de tekstilci de rahatlarsa ancak o zaman Türkiye kazançlı diyebiliriz. Ancak şu anda hanemizde zarar var. Türkiye pamuktan vazgeçemez.

Arz-talep dengesi bozuldu. Artık fiyatlar tutmuyor. Avrupa'dan gelen siparişler de azaldı. Daha önce yüzde 100 kapasiteyle çalışan işletmem şu an yüzde 30-40 kapasiteyle çalışıyor. Dengesiz bir fiyat artışı var. Pamuk fiyatı nerelerde durabilir bilmiyoruz. Dünyada pamuk ekimi arttı. Eylül-Ekim'e kadar pamuktaki bu spekülatif fiyatlar sürer. Sonrasında yeni ürünler geleceği için bir düzelme olur gibi. Şimdilerde 11-12 TL'ye satılan ipliği, ürün artarsa 10 TL'ye de satarız diye düşünüyorlar. Böyle bir anlayış hoş değil.

Türk tekstili Avrupalı işletmeleri finanse ediyor

Tekstil sektöründe 2008 yılı krizinin atlatıldığını ancak 2011 yılında hammadde fiyatlarındaki artış ve yeterli sermayenin olmaması dolayısıyla yeni bir kriz başladığını söyleyen Kurt, Artık işletmeler birbirinin sırtından çalışmaya başladı. Hammadde fiyatlarında da spekülatif artışlar var. İşletmeler banka garantisi almadan birbirlerini destekliyorlar açıklamasını yaptı. Türk tekstil sektörünün Avrupalı işletmeleri de finanse ettiğini ifade eden Kurt, Avrupa Çin'den mal aldığı zaman onlara yüzde 30 ödemeyi avans olarak baştan yapıyor. Ürünle birlikte de paranın kalanını ödüyorlar. Biz çok zenginiz ya Avrupa'yı da finanse ediyoruz. 90-120 günlük vadelerle Avrupa'ya mal veriyoruz diye konuştu.

Cem Negrin: Şimdiden stok yapmak riskli

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Cem Negrin, pamuk fiyatlarının bir sene içerisinde 2 katına çıktığını hatırlatarak, Petrol fiyatları da 140 dolar iken 70 dolar seviyesine düştü. Yani pamukta da bir düşüş olacak. Fiyatlar hayat boyu bu şekilde kalamaz dedi. Tarımsal anlamda pamuk ekiminin tüm dünya genelinde artış gösterdiğini kaydeden Negrin, Çünkü fiyatlar spekülatif şekilde artıyor. Eylülde bir mal fazlası olursa bu da pamuğun çıktığı hızda tekrar düşeceği anlamına gelir dedi.

Şimdiden mal alan firmaların da işi daha zor olacak. Tekstil ve hazır giyim sektörü borsalara göre hareket etmemeli diyen Negrin, Sattıkça mal almanız gerekir. Fiyatlamada sorun yaşamamak lazım. Siz petrolü ekemediğiniz halde fiyatı düşüyor. Pamuk ekilebilir bir şey. Yani artışı size bağlı. Ancak onu da etkileyen hava şartları var. Bir kısım insanlar şimdiden anlaşmalar bağlıyorlar. Kapasitesinin belli bir kısmını ayırıyorlar. Ama her şey Haziran ayında belli olur. Fiyatlar da 10. ayda oturmaya başlar diye konuştu.
Ayakli Rehber
Devamını oku...