27 Ekim 2010 Çarşamba

0

Çınarlaraltı Dergisi’nin 2.Sayısı Çıktı




26 Ekim 2010, 23:17
İnegöl Kent Müzesinin eserlerinin yazıya dönüşmüş hali olan Çınarlaraltı Dergisinin ikinci sayısı çıktı. Derginin ikinci sayısında İnegöl'deki sağlık hizmetlerinin dünü ve

Kent Müzesi tarafından çıkartılan Çınarlaraltı Dergisinin ikinci sayısı çıktı. İlk sayısına göre içeriği ve kapak tasarımı oldukça kaliteli olan sayıda birbirinden ilginç konular yer alıyor. Kent Müzesi Koordinatörü Nedim Bayram ile birlikte makamında basın toplantısı düzenleyen Belediye Başkan Alinur Aktaş, Çınarlaraltı Dergisini tanıttı. İnegöl Belediyesi olarak tarihimin kendilerine yüklediği misyonu dikkate alarak Kent Müzesi projesini hayata geçirdiklerini aktaran Aktaş, “İnegöl Kent Müzemiz; geçmişimizi bugüne ve geleceğe taşıyan, paha biçilmez bir projedir. Kent Müzemiz, bu kentin ve halkının eseridir. Müzemiz ilçeler arasında bir ilk ve örnek projedir. Bilindiği üzere; Kent Müzemiz 10 Ocak 2009 tarihinde açıldı. Bu yılın başında Kent Müzemizin 1. yılını hep birlikte kutladık. Müzemiz yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak yeri oldu. Kent müzemizi başta öğrencilerimiz olmak üzere bugüne kadar yaklaşık 250 bin kişi ziyaret etti. Kent Müzemiz işlevi ile bir tarih ve kültür merkezi haline dönüşmüştür. Kalitesi, akademik yönü ve İnegöl tarihinden izlerle ilk sayısı ile tanıştığınız İnegöl Çınarlaraltı Dergisi'nin 2. sayısını çıkarmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çınarlaraltı Dergisi, müzemizin eserlerinin yazıya dönüşmüş halidir. Çınarlaraltı Dergisi'nin sayfalarında, İnegöl'ümüzde sağlık hizmetlerinin dünü ve bugünü, Türk havacılık tarihi ve İnegöl–1 uçağı, 20.yy başlarında İnegöl'de ticaret alanları, çarşılar ve esnaflar, Kent Müzesi 2009 etkinlikleri, Turizmin sosyo-kültürel etkileri, İnegöl bitkileri, İnegöl’ün il olması, İnegöl’ün yemek kültürü, İnegöl’de höyükler, İnegöl’de sepetçilik, İnegöl’ün tarihi mehteri, Ankara'da yaşayan İnegöllüler gibi birbirinden ilginç konuları bulacaksınız.” dedi. Çınarlaraltı Dergisinin İnegöl kültür ve sanat hayatına ayna olacağını iddia eden Aktaş açıklamasını şöyle sonlandırdı, “6 aylık periyotlarla çıkarmayı düşündüğümüz Dergimizin kentimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Çınarlaraltı'nın ikinci sayısında değerli birikimlerini esirgemeyen akademisyen hocalarımıza, sanatçılarımıza, Çınarlaraltı'nda buluşan tüm yazı sahiplerine ve katkıda bulunan herkese çok teşekkür ediyorum. 2000 adet bastırdığımız dergimizi; ilgili bakanlıklara, YÖK yönetim kuruluna, üniversitelerin rektörlüklerine, 81 valilik ve belediye başkanlıklarına, ilgili kütüphane ve müzelere, bizimle irtibatlı olan 100 civarı akademisyen hocalarımıza, İnegöl'deki ilgili kurumlar ve okullara dağıtımı yapılacaktır.”
Devamını oku...

22 Ekim 2010 Cuma

0

Helvacı Sabri’nin kazanlarını TÜBİTAK kaynatacak


Kütahya'da “Genç Danışmanlık” ismiyle faaliyet gösteren marka, patent ve danışmanlık şirketinin, Helvacı Sabri Ltd. Şti.'ye susam kavrulmasında yeni bir teknoloji uygulanması üzerine hazırlamış olduğu projesi TÜBİTAK’tan onay aldı.

“TÜBİTAK destekli “KOBİ Ar-Ge Başlangıç Programı” kapsamındaki projenin 1 yılda tamamlanarak, 400.000 TL olan proje bütçesinin % 75'inin, yani 300.000 TL'sinin TÜBİTAK tarafından Helvacı Sabri Ltd. Şti.’ye hibe edileceği bildirildi.

Genç Danışmanlık Marka ve Patent Ofisi'nin kurucuları olan Gıda Mühendisleri Eyüp Cihan ve Kadir Görenli'nin konuya ilişkin gazetemize verdikleri bilgide, firma için geçtiğimiz yıl Eylül ayında hazırladıkları projenin TÜBİTAK tarafından onaylandığını ifade ettiler. Projelerinin TÜBİTAK tarafından atanan hakem heyetinin değerlendirme raporuyla TÜBİTAK Bilimsel Değerlendirme Kuruluna sunulduğunu kaydeden ikili, Raporun kurul tarafından incelenerek KOBİ Ar-Ge Başlangıç Programı çerçevesinde olumlu görüldüğünü anlattılar. Gıda Mühendisi Eyüp Cihan, projelerinin uygulama sürecinin başladığını kaydederek, yaklaşık 1 yılda tamamlanacak olan proje bütçesinin 400.000 TL olup, bunun % 75 'i, yani 300.000 Lirasının TÜBİTAK tarafından firmaya hibe yoluyla verileceğinin altını çizdi.

Açıklamasında, ülkemizde Ar-Ge faaliyetlerinin önemli bir bölümünün büyük ölçekli işletmelerle sınırlı olup, ülke sanayinin % 98'ini oluşturan KOBİ'lerin Ar-Ge faaliyetlerinin istenilen düzeyin altında kaldığına dikkat çeken Eyüp Cihan, hazırladıkları projenin onay almasının TÜBİTAK'ın KOBİ'lerin mantıklı ve kayda değer projelerine destek vereceğinin açık bir göstergesi olduğunu söyledi.

Sözlerinin sonunda Genç Danışmanlık olarak Kütahyalı KOBİ'lere Ar-Ge yönü olabilecek projeleri için her zaman yardımcı olmaya çalıştıklarını ifade eden Kadir Görenli ise, detaylı bilgi için www.gencdanismanlik.com isimli web sayfasından kendilerine ulaşılabileceğini dile getirdi.

“Bu sistemi Dünyada
ilk kez biz kullandık”

Firmalarında hayata geçirecekleri yeni susam kavurma yöntemini dünyada ilk kez kendilerinin kullandığını ve başarıya ulaştıklarını vurgulayan Helvacı Sabri firmasının genç varisi Sabri Özevren de, I.OSB'de taşınacakları yeni imalâthanelerinde bu yöntemle üretim yapacaklarını dile getirdi. Firmaları ve projeleri hakkında bilgiler veren Özevren 1938 yılında kurulan bir şirket olduklarını ifade ederek, Kütahya, Eskişehir, Afyon ve İstanbul'a ürünlerini ulaştırdıklarını söyledi.

Helvacılıkta ana malzeme olan susamın günümüzde çok zahmetli bir işlemden geçirilerek kabuklarından ayrılıp kavrulabildiğini anlatan Sabri Özevren, susamın büyük tanklarda 12 saat ıslatıldığını, daha sonra tuzlanarak kabuklarından ayrılmasının sağlandığını ve en son büyük kazanlarda çevrilerek kavrulduğunu anlattı. Özevren, bu eski yöntemle hem tonlarca tuzlu suyun, hem de susam kabuklarının atık olarak desarj edilmek zorunda olduğunu aktardı. Yeni yöntemleri sayesinde tek bir yüklemeyle bu evrelerden kurtulunduğunu ve ne kabuğun, ne tuzun, ne de suyun heba edilmek zorunda olmadığını ifade eden Özevren, yeni buluşlarında susamın elektrikli bir bant sistemiyle işlendiğini ve daha uzun saklanabildiğini belirtti. Sabri Özevren, bu yöntem ve kazanımlarını şöyle anlattı. “Bu sistemde sadece hammadde haznesi doldurulup ürünün tamamı otomatik olarak işleniyor. Bantlı sistemimizde klasik sistemdeki gibi tonlarca tuz, su ve kabuk atık çıkmıyor. Yeni sistemimizde susam kavrulurken afratoksin oluşması engelleniyor. Ortam steril, ürün steril ve ambalaj da steril olunca susamın dayanıklılığının çok artmasının yanında, lezzet ve görüntü yönünden de daha kusursuz bir ürün elde ediliyor. ”

Buluşlarının birkaç sektörde kullanılan derleme bir proje olduğunu ve klasik yönteme göre insan hata payını minimuma indirdiğini söyleyen Sabri Özevren, ismini “Ultra Hijyen Susam İşleme Teknolojisi” koydukları sistemin bulunacağı yeni imalathanelerinde çalışmalarının devam ettiğini dile getirerek, proje için Mart ayında yasal sürecin başladığını sözlerine ekledi.

18.02.2009
Tellal Haber
Devamını oku...
0

Modef 2010 Kapılarını Açıyor


İnegöl’e hareketlilik getirecek İnegöl Mobilya ve Dekorasyon Fuarı (MODEF EXPO 2010) için geri sayım başladı. Bu yıl 24.sü düzenlenecek fuar 1 hafta açık kalacak.

İFOR Fuarcılık Tarafından 24’üncüsü düzenlenecek İnegöl Mobilya ve Dekorasyon Fuarı (Modef EXPO`10) , 1 Kasım’da 140 katılımcı firmasıyla , kapılarını ziyaretçilerine açıyor. Bir hafta boyunca açık kalacak fuara 100 bin üzerinde ziyaretçi bekleniyor.

1 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak adına 24.sü düzenlenecek olan MODEF EXPO 7 Kasım Pazar gününe kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. 140 firmanın yer alacağı, yurt genelinde 100 binin üzerinde ziyaretçinin beklendiği fuara 50 ayrı ülkeden de yaklaşık 1500 kişi katılacak.
Devamını oku...

18 Ekim 2010 Pazartesi

0

41 yıllık tavukçu Banvit kırmızı ete girdi


Cirosunun yüzde 65’i tavuktan gelen ve beyaz et üretiminde bu yıl 41 yaşına giren Banvit, kırmızı et sektörüne adım attı. Banvit, Banvit Kırmızı adını verdiği kırmızı et yatırımı için 2011`e kadar 60 milyon lira bütçe ayırdı


Cirosunun yüzde 65’i tavuktan gelen ve beyaz et üretiminde bu yıl 41 yaşına giren Banvit, kırmızı et sektörüne de adım attı. Kırmızı et yatırımı için 2011’e kadar 60 milyon liralık bütçe ayıran Banvit, 2009 yılı başında Bandırma’da 2.4 milyon liralık bir dana kesimhanesi satın alarak tüm üretim sürecini kendi tesislerinde gerçekleştirmeye başladı.
Banvit’in kırmızı et sektörüne girişi ile ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Banvit A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Görener, Banvit’in kırmızı et markasına Banvit Kırmızı adı verildiğini, ürünün market raflarına girdiğini ve şimdiden Antalya’daki otellere de kilosu 32 liradan bonfile satışına başlandığını açıkladı. Banvit Kırmızı markası ile hazır yemekten şarküteri ürünleri, pişmiş üründen, dondurulmuş ürünlere kadar çok çeşitli ürünlerin satışına başladıklarını söyleyen Görener, “Ürün çeşitliliğimizi ve pazardaki payımızı önümüzdeki dönemlerde daha da artıracağız” dedi.



YATIRIMIN 45 MİLYON LİRALIK KISMINI GERÇEKLEŞTİRDİK

Beyaz et üretimindeki uzmanlıklarını kırmızı et sektörüne de taşımayı planladıklarını söyleyen Görener, bu amaçla kırmızı et sektöründe yatırımların sürdüğünü bildirdi. İlk olarak 2006’da başlayan kırmızı et için 30 milyon lirası işletme sermayesi, 15 milyon liralık kısmı yatırım olmak üzere bugüne kadar 45 milyon liralık yatırımı gerçekleştirdiklerini açıkladı. Görener, “2011’e kadar toplam yatırım tutarımızı 60 milyon lira olarak bütçeledik” dedi.
Üretim için 2009’un başında Bandırma’da 2.4 milyon liraya bir dana kesimhanesi satın alarak tüm üretim sürecini kendi tesislerinde gerçekleştirmeye başladıkları bilgisini veren Görener, yine Bandırma ilçesi yakınlarında bin dönüm arazi üzerine halen kurulmakta olan besi çiftliklerinde 20 bin baş rakamına ulaşıldığını açıklayan Görener, 2011 yılında besi çiftliklerindeki hayvan sayısının kademeli olarak yaklaşık 50 bin başa yükseltilmesini hedeflediklerini açıkladı. Banvit olarak kırmızı ette hedeflerinin öncelikli olarak Pazar paylarını artırmak olduğuna dikkat çeken Görener, “Kırmızı et sektöründe şu anda binde 8 olan pazar payımızı Banvit Kırmızı markası ile 2011’de yüzde 2’ye yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi.
Görener, önümüzdeki yıllarda Banvit’in toplam cirosunda kırmızı etin payını yüzde 20’ye çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Banvit’in cirosunun yüzde 65’in tavuktan geldiğini belirten Görener,yüzde 18’inin pişmiş köfte ve şarküteri ürünlerinden, yüzde 4’ünün ise hindi ve kırmızı etten geldiğini kaydetti. Görener, bu yılki ciro hedeflerinin 750 milyon lira olduğunun altını çizdi.
Devamını oku...

15 Ekim 2010 Cuma

0

diş hekimleri isteyen bi arkadasa

inş vaktinde olmustur ama sanırım sende kolayca ulasabılmıssındır bu lısteye. işine yararsa sevınıcem..

http://www.tavsiyeediyorum.com/en_iyiler.php?tsehir=&page=16&tuzmanlik=0&tcategory=20
Devamını oku...