25 Mart 2010 Perşembe

0

İngilizce mülakatın püf noktaları


Yazının orjinali

İşte o an! Mülakatınız gayet iyi devam ederken birden karşı taraf İngilizce soru yöneltiyor. Özgeçmişinizde çok iyi derecede İngilizce bildiğiniz yazılı. İşte şimdi bunu göstermenin zamanı. Peki akıcı ve kendinizden emin bir şekilde cevap verebiliyor musunuz? Yoksa ter içinde kalıp, görüşmeciden soruyu tekrar etmesini mi rica ediyorsunuz?




İngilizce mülakatlar son yıllarda iyice yaygınlaştı. İyi derecede İngilizce bilgisi, birçok ilanda aranan özelliklerin başında geliyor. Şirketler pozisyona ve işe alım politikasına göre hem yazılı hem sözlü sınav yaparken, bazısı da sadece sözlü sınav (mülakat) tercih ediyor. Bu aşamalara gelmeden önce ilk yapılacak şey, göndereceğiniz özgeçmişte dil seviyenizi (konuşma becerinizi de!) açıklıkla yazmak, gerçek dışı bilgiden kaçınmak. Yani utanılacak duruma düşmemek.

Peki, sözlü sınavlarda neler soruluyor? Nelere bakılıyor? Başvuran adaylar en çok nerede sıkıntı yaşıyor? İnsan Kaynakları Danışmanlık şirketleri Profil International’dan Pelin Polat ve Hill International Türkiye’den Hazar Candan Wilson yanıtladı. Pelin Polat’a göre, adaylar en çok İngilizce olarak kendini ifade etmede sıkıntı yaşıyor. Teorik bilgileri güçlü olsa bile özellikle pratikte zorlanan adayların sayısı epey yüksek. Gençlerin heyecandan kendilerini ifade etmekte zorlandıklarını söyleyen Hazar Candan Wilson ise adayların bir türlü kelimeleri bir araya getiremediklerini, konuyu toparlayamadıklarını vurguluyor. Önerisi şu: “Bu tür durumlarda adayı mümkün olduğunca rahatlatmak, konuyu değiştirip, belki kısa bir süre Türkçeye dönerek rahatlatmak ve sonrasında İngilizceye dönmek benim tercih ettiğim bir yöntem. Aksi takdirde sağlıklı bir değerlendirme yapmak mümkün olmuyor.”

TÜRKÇEDEN FARKLI DEĞİL

Mülakatlardaki temel hedef adayı yakından tanımak, beklentilerini anlamak ve pozisyonun beklentilerine ne kadar uygun olduğunu saptamak. Adaylara başta hobileri veya kişilik özellikleri gibi daha rahat ve kolay cevap verebilecekleri rahatlatıcı sorular soruluyor, hemen ardından “kendisini hangi açılardan bu işe uygun gördüğü” veya “şu ana kadarki sorumlulukları” soruluyor.



ŞİRKETLERİN ÖNCELİKLERİ

Pelin Polat ve Hazar Candan Wilson’a göre işe alım yapacak şirketlerin öncelik sırası ise şöyle:



-Akıcılık ve telaffuz.


-Adayın ifadelerinin açık ve anlaşılır olması gerekiyor.


-Aday kulağa çok batan bir hata yapmadığı sürece gramer öncelikli değil.


-Kelime bilgisi de önemli. Kelimeleri hatırlayamayıp çok tıkanıyorsa, bu da iletişimde aksaklık yaratıyor.


-Adayın iş hayatında İngilizceyi nerede, ne şekilde ve kimlerle iletişimdeyken kullanacağına bakılıyor.



YÖNETİCİ İŞE ALIRKEN

Yöneticilerle yapılan görüşmelerde de beklentiler farklı değil:

-Adayın kendisini rahat ve etkin bir şekilde ifade edip etmediklerine dikkat ediliyor.


-Günlük çalışma ortamlarında İngilizceyi sık kullandıkları için yöneticilerle tüm görüşme İngilizce yapılabiliyor.


-Yönetici adayı çok uluslu bir ortamda yurtdışına raporlayarak çalışıyor ise yabancı dilde mülakat yapma gereği duyulmuyor.


-İkinci dil şartı varsa, o dilde de mülakat yapılıyor.



TÜRK ÇALIŞANLARIN SEVİYESİ

Özgeçmişte belirtilen dil seviyesinin mülakatlarda sorun yarattığı düşünülse de, son dönemde bu durum değişmeye başlamış. Özgeçmişine “benim İngilizce seviyem çok iyidir“ yazıp, dili iyi konuşamayan adaya pek rastlanmıyor. Sözlü sınavlarda yurtdışında uzun süre yaşama veya okuma imkanı bulanlar ile İngilizce eğitimine ortaokulda başlamış ve Anadolu Lisesi, kolej benzeri okullardan mezun olmuş adaylar doğal olarak sağlam bir altyapıya sahip oldukları için ise diğer adaylara kıyasla daha başarılı oluyor. Son dönemde çalışanlarının dil eğitimini destekleyen firma sayısının artması da olumlu bir gelişme.
Devamını oku...

21 Mart 2010 Pazar

0

2 PARFÜM ALANA 2 SİNEMA BİLETİ BEDAVA


Elit Takı yeni düzenlediği kampanya ile müşterilerini sinemaya götürüyor.Parfüm firması François Coty ile çalışan Elit Takı 1 Parfüm alana 1 parfüm ve ayrıca 2 sinema bileti veriyor.. Şehirdeki iki sinema salonunda da geçerli olan biletlerle sinema zevkini parfüm alarak cıkarabilirsiniz.
François Coty Parfümleri 24 saat kıyafette 12 saat ciltde kalıcılık garantisi veriyor..


Kampanya Şartları:
2010 yılı boyuınca gecerlidir.
Alınan Hediye Çekleri gişede sinema biletleri ile takas edilir.
Biletler 15 gün içerisinde geçerlidir.
1+1 Parfüm (50cc+50cc) + 2 Sinema Bileti = 24.90 TL
1+1 Parfüm (100cc+100cc) + 2 Sinema Bileti = 29.90 TL
Devamını oku...

19 Mart 2010 Cuma

0

Başkan Çoban Öğrenci Evine Konuk Oldu

Yazının Orjinali

Göreve başladığından bugüne kadar sürekli halkla iç içe olan ve sorunlarını birebir dinleyen Belediye Başkanı Burhanettin Çoban bu kez de kendisine iletilen bir mail aracılığı ile öğrenci evine konuk oldu.
Afyon Kocatepe Üniversitesinde öğrenim gören Halil Akgün isimli öğrenci Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’a “Sayın Belediye Başkanım; ben sizleri bir gün mütevazi öğrenci evinde görmek, sıcak çay eşliğinde muhabbet etmek isterim. Saygılarımla” şeklinde bir mail attı. Bu mesaj üzerine daveti geri çevirmeyen Başkan Çoban dün akşam saatlerinde Cumhuriyet Mahallesi Yeter Sitesinde bulunan öğrencilerin kapısını çaldı.

“ÖĞRENCİLER ŞAŞIRDILAR”

Karşılarında Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ı gören Halil Akgün ve ev arkadaşları şaşkınlıklarını gizleyemedi. Mutlulukları gözlerinden okunan öğrenciler “Başkanımıza attığımız mail ile kendisini evimize davet ettik. İlk kez böyle bir olaya şahit oluyoruz. Başkanımız gerçekten halkla iç içe. Kendisine ziyaretinden dolayı çok teşekkür ediyoruz” dediler.

ÖĞRENCİLERE BAŞARILAR DİLEDİ

Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Gökhan Güzeltaş’ında katıldığı ziyarette bir süre öğrencilik anılarını paylaşan Başkan Çoban sıcak ve samimi sohbetiyle öğrencilerin yakın ilgisi ile karşılandı. Karşılıklı görüş alışverişlerinin yapıldığı ziyaret sonunda öğrencilere eğitim hayatında başarılar dileyen Başkan Çoban huzurlu, sağlıklı ve mutlu dolu günler diledi.
Devamını oku...

18 Mart 2010 Perşembe

0

Olur O Yha !!! :))))


......... http://ayaklirehber.blogspot.com .............
Devamını oku...

17 Mart 2010 Çarşamba

0

18 Mart da Kocatepedeyiz!


......... http://ayaklirehber.blogspot.com ...........

otobüsler anıtpark önünden ve tıp fakültesi morfoloji binası önünden hareket edecektir.



İletişim: 0507 384 59 68
0554 702 86 13
Tıp fak. için: 0505 548 51 38



Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır,
ne ağaç, ne kuş sesi,
ne toprak kokusu vardır. Gündüz güneşin,
gece yıldızların altında kayalardır.
Ve şimdi gece olduğu için ve dünya karanlıkta daha bizim,
daha yakın, daha küçük kaldığı için ve bu vakitlerde topraktan
ve yürekten evimize, aşkımıza ve kendimize dair sesler geldiği için
kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi
okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe'den
dünyanın en yıldızlı karanlığını.

Düşman üç saatlik yerdedir ve Hıdırlık tepesi olmasa
Afyonkarahisar şehrinin ışıklan gözükecek.
Kuzeydoğuda Güzelim dağları ve dağlarda tek tek ateşler yanıyor.

Ovada Akarçay bir pırıltı halinde ve şayak kalpaklı nöbetçinin hayalinde
şimdi yalnız suların yaptığı bir yolculuk var:
Akarçay belki bir akar su, belki bir ırmak, belki küçücük bir nehirdir
Akarçay Dereboğazı’ında değirmenlieri çevirip ve kılçıksız yılan balıklarıyla Yedişehitler kayasının gölgesine girip çıkar.
Ve kocaman çiçekten eflatun kırmızı beyaz ve sapları bir,
bir buçuk adam boyundaki haşhaşların arasından akar.

Ve Afyon önünde Altıgözler köprüsünün altından
gündoğuya dönerek ve Konya tren hattına rastlayıp
yolda Büyükçobanlar köyünü solda ve Kızılkilise'yi sağda bırakıp, gider.

Düşündü birdenbire kayalardaki adam kaynakları ve
yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri.

Kim bilir onlar ne kadar büyük, ne kadar uzundular?
Birçoğunun adını bilmiyordu, yalnız, Yunan'dan önce
ve Seferberlik'ten evvel Selimşahlar çiftliğinde ırgatlık ederken
Manisa'da geçerdi Gediz'in sularını başı dönerek.

Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu
Paşalar: 'Üç', dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.




bu etkinlik;
Bilim, Sanat ve Düşünce Topluluğu,
Pozitif Düşünce Mıknatısları Kulübü ve
Bilim ve Araştırma Topluluğu ile
ortak hazırlanmıştır.
Devamını oku...

16 Mart 2010 Salı

0

Dilsiz ama Sağır olmayan Kel'in Dramı - Afyon'lu Fırat :)))

...... http://ayaklirehber.blogspot.com ......
Devamını oku...

15 Mart 2010 Pazartesi

0

Para Çiğneyen Kumbara


....... http://ayaklirehber.blogspot.com ..

"Para yemek" harcamakla ilgili bir deyim olsa da Face Bank paranızı yerken biriktiriyor! Parayla beslenen bu sevimli kumbara, ağzına koyduğunuz bozuk parayı önce çiğniyor, sonra yutup midesinde sizin için saklıyor...

Ağzına bozuk para koymanız veya çenesine dokunmanızla parayı çiğnemeye başlar ve yutar!

Her tür bozuk para ile çalışıyor.

Paket ölçüleri: 11 x 10.5 x 10.5 cm.

2 adet AA kalem pille çalışıyor.
Devamını oku...